İlginçtir her yılbaşı geldiğinde içimden garip bir duygu geçen yıla şöyle bir göz gezdirtir bana. Tıpkı televizyonların geçen yıla dair bir panaroma haberleri gibi. Gözümün önüne gelenlere bağlı olarak ruh halim değişir bir kaç günlüğüne. Bunu yaparken de yeni yıla dair plan ve öngörülerimi de ihmal etmem gerçi.
Geçen yıl benim için hayatımın en sık hatırlanacak yıllarından biriydi. Dönüm noktası olabilecek bir çok gelişmeler yaşadım hayatımın her alanında ve bunların ezici bir çoğunluğu hatırladığımda beni gülümseten şeylerdi. Bu açıdan bakıldığında 2004′ün benim için oldukça iyi bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Bu arada sitemiz de 5. yaşına girdi. Blog için de 2004 iyi bir yıldı. Alışkanlığımızı bozmayarak yeni bir tasarım la 2005′e giriyoruz.
Dün Ahmet Ümit‘in Aşk Köpekliktir‘inden bahsederken, Popüler Kültür’e biraz dokundurunca bir kaç mail gelmiş. Bugün işyerimden de yılbaşı hediyesi olarak iki popüler kitap alınca bu konuya eğilmek istedim: Evet Popüler Kültür’e ait bir kaç şeyi ben de herkes gibi önüme konduğu gibi mideye indiriyorum. Ama bu onu sevmemi gerektirmez. Zira hızlı bir çağda yaşıyoruz ve önüme dayatılan her şeyi mama verilmiş bir evcil hayvan gibi yutmak hoşuma gitmiyor. Bunun en başında da yegane ilgi alanım olan kitaplar ve müzik geliyor. Düşünün bakalım son bir kaç senede edindiğiniz popüler kitap veya müziklerden hangisi hala geçerliliğini koruyor. Gerçek eserler ise yüzyıllardır ölmüyor. Tartışmayı uzatacak arkadaşlar varsa bu konuda geniş boyutlu yazabilirim.
Önümüzdeki yıl daha iyi şeylere ve sürprizlere ve tabii ki yeni dönüm noktalarına gebe gibi gözüküyor. Sadece GMail için yorum yazanlardan en sadık okuyucularıma kadar tüm müdavimlere ve hayatımda ki herkese mutlu yıllar dilerim.

Sevgili Arkadaşım, Hocam ve iş arkadaşım yeni yılını kutluyorum.
2005 yılında sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimle.
Sayın Fatih TAŞKIRAN
Popüler kültür üzerine yazdığınız bazı eleştirilere katılıyorum, Ama bu popüler kültürü oluşturan kitap, müzik yada sanatın diğer dallarındaki eserleri popüler yapan kimler?
Bizleriz yani toplum. Yarınlara kalıp kalmıyacağınada yine bizler karar vereceğiz. Sırf arkadaş ortamında konuya yabancı kalmamak için popüler kültürü takip edenleri kastetmiyorum ama yeniliklere açık olmak, yenilikleri takip etmek neden yanlış olsun?
Bu arada sitenizin yeni dizaynı için tebirk ediyorum. İyi yıllar.
Aslında çok mantıklı bir eleştiri ama dikkatinizi çekerim: Popüler Kültr ürünlerini popüler yapan toplum değil, sistem, ticari mekanizma ve medyadır. Şöyle örnekleyebiliriz: Barış Manço’yu ünlü yapan toplum’du. Bu nedenle şarkılarını yıllar sonra bile dinleyebilirsiniz. Ama son dönem şarkılardan mesela “şakşuka” yı ele alalım. Kaç insan bir kaç ay sonra bu insanı veya şarkısını hatırlayacak? Bakın bundan o kadar emin değilim işte.
Aslında Popüler Kültür’den nbe anladığımız önemli. Ben Popüler Kültür derken, içinde bulunduğumuz zaman diliminde popüler olan şeyleri değil, sürekli bir reklam ve bilgi erozyonu ile beyinlere sokuşturulup, ticari bir rant elde edilen ürün, fikir veya kişileri kastediyorum. Karşı çıktığım budur, yeniliklere karşı çıkmam mümkün değil mesleğim gereği. gelenekleri de unutmamak lazım tabii. Yoksa hiç Avrupa birliği’nin karar vereceği gün TV izleyicilerinin %70′i semra denen hilkat garibesini izler miydi?