Beyaz Saçlı İstanbul

İstanbul’a kar yağarda ben yine bir kar yazısı yazmaz mıyım? Arşive şöyle bir baktım da: son 3 senedir giderek daha da çetinleşen kış şartlarında habire kar’a olan sevgimi ve bana hissettiklerini yazmışım. Bu sefer ise durum biraz farklı oldu. Ben her kar zamanı hayalini kurduğum durumu nihayet yaşıyorum. Dışarıda bembeyaz bir örtü, ben içeride sıcak yorganımın altında gözlerim bir dışarıda bir TV ekranında, saçları yavaş yavaş ağaran İstanbul’u seyrediyorum. Elimde sıcak çayım, günlüğümü karalarken bir yandan da hayatımın en temiz örtüsünün sokakları örtmesini izliyorum.

Bu hem doğum günümden itibaren etkisi süren melankolik yaşlanma duygusunu hem de içimdeki hasta adamı tatmin ediyor. Siz siz olun dışarıdaki havanın tadını çıkarmayı, kar topu oynamayı, çılgınca sonsuz beyazlıkta yuvarlanmayı, bir tepeye çıkıp beyaz saçlı İstanbul’u seyretmeyi ve içinizdeki çocuğu ihmal etmeyin. Allah (c.c.) bu havayı dışarıda geçirmek zorunda kalanlara yardım etsin.

Bu yazı ilginizi çektiyse bunları da okuyabilirsiniz:

  • Benzersiz bir yazı

“Beyaz Saçlı İstanbul” için 2 Yorum yapılmış.


  1. 1 Pinhanarcat

    http://www.manhem.org/yazi.asp?id=547

    “istanbul’a kar yağar da…”
    :))

  2. 2 Halil İbrahim AKBULUT

    Ben de kar yağdığında, Pendik’teki evimden önde Adalar manzarası, arkada Gözdağı, elimde kah çay kah salep manzara seyrettim. Karın tadını almak için üç gün sokakta gezdim. Ama üstüne arkadaşımın teki beni Bakırköy’de bir saat ağaç edince bir hafta hasta yattım. İmthan, okul Hak getire. Yine de karı seviyorum…

Yorum yapın