Manhem

Mim: Nefesimi Kesecek Anlar Listesi

Efendim, sırayla mim borçlarımızı ödemeye devam ediyoruz. Sıradaki pas sevgili Volkan‘dan gelmiş: Nefesimi kesecek anların bir listesini yapmam gerekiyormuş. Bu tip bir listeyi yapacak en son insalardan biriyim aslında. Zira başıma gelen iyi/kötü durumların boyuu ne olursa olsun soğukkanlılıkla karşılama gibi bir durumum var. Bereket, yanında yapmak isteyip de yapamadıklarımı ve yeniden doğsam, şu olurdum dediğim şeyleri de istiyor benden.

Nefesimi kesecek an olarak düşündüğümde aklıma “Kişisel Menkıbe” geliyor. Simyacı‘yı okuyanlar bilir. Yazar herkesin çocukluğundan itibaren içinde oluşan yavaşça oluşan bir Kişisel Menkıbe’den söz eder. Bir nevi hayatının öznesidir. Peşinden gidildiğinde mutlaka gerçekleşebilecek, gidilmediğinde ise zamanla; yaş ilerledikçe gözde büyüyüp yapılması imkansız hale gelecek bir hedef olarak tanımlınır kitapta. Benim kişisel menkibem hedeflediğim yaşta gerçekleşirse nefesim kesilebilir herhalde. Ama yine de kendimden o kadar emin değilim. Hiç o derece şok olmuş bulmadım çünkü kendimi. Bulacağımı da sanmıyorum.

Yapmak isteyip de yapamadıklarım ise o kadar çok ki… Bunları saysam karakter sınırını aşarız kanımca. O kadar çok şey düşünüyor ve yapmak istiyorum ki öncelikleri sıralayınca ister istemez önemli bir bölümü bekleme listesinde kalıyor.

Yeniden doğup gelsem ne mi olurum? Kesinlikle iyi bir Edebiyatçı olurdum.

Sıra geldi bu zor soruları cevaplayacak kişilere: Sayın Derin bey, Devletşah hanım ve Ömer bey…

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.