İstanbul, Kar ve Yine Melankoli

İstanbul ve Kar’ın hissetirdiklerinden bu sene başlarında biraz melankolik bir yazıyla bahsetmiştim. En az yağmur kadar sevdiğim bir güzellik kar. Bugün buna birde 4,5 saat süren işe gelme çilesi de eklendi ama yine de bu gizemli ve çekici kadının beyaz gelinlik giymesi, Mecidiyeköy’ün kaosu, Boğaziçi’nin sakin ve masum sevimliliği görülmeye değerdi. Soba veya kalorifer başında pinekleyenlere duyrulur.

Son olarak beni tebessüm ettiren bir tevafuk daha var: Google‘da Üsküdar’da Kış’ı arayan Selman Kardeş’in blog’a uğraması ve sımsıcacık mesajı içimizi ısttı, kendisine teşşekür ederim.

Bu yazı ilginizi çektiyse bunları da okuyabilirsiniz:

“İstanbul, Kar ve Yine Melankoli” için 3 Yorum yapılmış.


  1. 1 Mustafa KARATAS

    Hep İstanbul anlatılır ve hep solan şiir karin içerisinde her hüzünlü aksamda İstanbul bulunur.Neden acaba? Neden başka güzel şehirlerde değilde sadece İstanbul. Belkide 15 Milyona yakın insanın olmasından dolayımı? Belki de denize yakın olusu.

    Neyse sorular çok ama belirmek isterim ki ülkemizin
    her yeri kendine has bir güzelliğe sahip.

  2. 2 Fatih Taşkıran

    Bunun nedeni İstanbul’un gizemli çekiciliği olsa gerek. Tıpkı hüzünlü ama çekici bir kadın gibi. Bu yüzden yıllardır tüm şairler, yazarlar ve duygusal insanlar -ben de dahil- İstanbul’u gördükten sonra asla ama asla başka şehirleri dikkate almaz gönlündeki ilk sıraya oturtup, taçlandırır onu.

    İstanbul’u hep niyetlenip, bunca senedir terkedemeyişimin sebebi de budur herhalde. Bunca keşmekeşine, çilesine ve çirkefliğine rağmen üstelik. Çünkü o “Huysuz ve Tatlı bir Kadın”dır. Onu hep seveceğim.

  1. 1 Teknoloji ve Kar | Manhem
    24 Mart 2008 17:56 yazısı için Pingback tarafından yapılan yorum

Yorum yapın