<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Manhem</title>
	<atom:link href="http://www.manhem.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.manhem.org</link>
	<description>Yaşama dair izdüşümleri..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2009 13:17:51 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Eski Takipçilere Yeni Adres</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/04/eski-takipcilere-yeni-adres.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/04/eski-takipcilere-yeni-adres.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 11:24:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[adres]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[fatih taşkıran]]></category>
		<category><![CDATA[rss]]></category>
		<category><![CDATA[url]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=611</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğiniz gibi buraya veda ettim. Artık yeni adreste yeni yazılarla arz-ı endam ediyoruz efendim. RSS adreslerinizi ve bookmarklarınızı güncellemyi unutmayın efendim.
Yeni adresimiz: http://fatihtaskiran.net
RSS Abonelik adresi: http://feeds.feedburner.com/fatihtaskiran
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğiniz gibi buraya veda ettim. Artık <a title="Fatih Taşkıran" href="http://fatihtaskiran.com/" target="_blank">yeni adreste</a> yeni yazılarla arz-ı endam ediyoruz efendim. <a title="Fatih Taşkıran: RSS Aboneliği" href="http://feeds2.feedburner.com/fatihtaskiran" target="_blank">RSS adreslerinizi</a> ve bookmarklarınızı güncellemyi unutmayın efendim.</p>
<p>Yeni adresimiz: <a title="Fatih Taşkıran" href="http://fatihtaskiran.net">http://fatihtaskiran.net</a></p>
<p>RSS Abonelik adresi: <a title="Fatih Taşkıran: RSS Aboneliği" href="http://feeds.feedburner.com/fatihtaskiran">http://feeds.feedburner.com/fatihtaskiran</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/04/eski-takipcilere-yeni-adres.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elveda</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/04/elveda.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/04/elveda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 23:32:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[elveda]]></category>
		<category><![CDATA[finish]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[mazi]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Dile kolay&#8230; Tam 6 sene olmuş. Yıllardır tuttuğum günlükleri, yanına mesleki bilgilerimi, öğrendiklerimi ve tecrübelerimi de katarak, özet bilgiler halinde paylaşmak amaçlı yola çıkmıştım. Bunca zaman içinde Manhem&#8217;e dair hatıralarım inanılmazdır. Bu yazıyı yazarken her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Benim için oldukça zor bir karar. Ama çocuğum gibi baktığım, büyüttüğüm bu güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dile kolay&#8230; Tam 6 sene olmuş. Yıllardır tuttuğum günlükleri, yanına mesleki bilgilerimi, öğrendiklerimi ve tecrübelerimi de katarak, özet bilgiler halinde paylaşmak amaçlı yola çıkmıştım. Bunca zaman içinde Manhem&#8217;e dair hatıralarım inanılmazdır. Bu yazıyı yazarken her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Benim için oldukça zor bir karar. Ama çocuğum gibi baktığım, büyüttüğüm bu güzel şeyi artık burada sonlandırmak istiyorum.</p>
<p><span id="more-603"></span>Bunun bir çok nedeni var aslında. Burada uzun maddeler halinde sıralayıp değerli vaktinizi de almak istemiyorum. Ama ısrarla merak edenlere benim için en belirgin sebebi söyleyeyim: içimdeki ses&#8230; Çocukluğumun o tatlı ve bir daha hiçbir zaman geri dönemeyecek hatıraları, deneyimleri nasıl zaman içinde eriyerek yok olmuşsa, Manhem&#8217;de artık benim için o kadar temiz, saf ve eğlenceli bir şey değil. Başlangıçta yaşadığm heyecanlardan, samimiyetten, zevklerden mahrum görünüyor ve bana artık tat vermiyor. Bunda hem benim, hem de çevresel etkenlerin payı vardır elbette. Ama bunları sıralayarak, arkasına saklanmak gibi kolaycılığa kaçmayacağım.</p>
<p>Daha önce de dediğim gibi &#8220;yazmak&#8221; benim için bir hastalık ve bu hastalıktan vazgeçmem mümkün değil. Çeşitli farklı platformlarda yazdıklarım ve hala ısrarla tuttuğum kişisel günlüklerimde bu arzumu zevkle tatmin ediyorum. Ama ne yazık ki Manhem bana bu zevki vermiyor. Zevk almadığım ve heyecan duymadığım hiçbir şeyi yapamadığım gibi bunu da daha fazla yapmayacağım. Her zaman olduğu gibi içimdeki sese kulak veriyor ve 6 Kasım 2003&#8242;te yazmaya başladığım bu bloga, bugün son noktayı koyuyorum. Hepinize okuduğunuz, ilginizi, yorumlarınızı ve değerli zamanınızı paylaştığınız için teşekkürler. Başka ortamlarda görüşmek üzere&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/04/elveda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağlamak Güzeldir</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/02/aglamak-guzeldir.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/02/aglamak-guzeldir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 14:50:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[izdüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[malcolm]]></category>
		<category><![CDATA[ruh hali]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[
28 yaşındayım&#8230; Hala çocuk yanlarım var biliyorum. Bugün yine sessizce köşesine çekilmiş ağlayan adam ben değil, o çocuktur. Bu karanlıkların hepsi bana ait. Tüm suçların kaynağı benim. Haytanın tekiyim ben. O çocuk masumdur.
O, birçok şeye ağlayacak kadar temizdi. Evet, ağlamaktan söz ediyorum. Hani şu zayıflık belirtisinden. İnsanın topluluk önünde çöküşüne neden olan eylemden. O böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-598" title="crybaby" src="http://www.manhem.org/wp-content/uploads/2009/02/crybaby.jpg" alt="crybaby" width="500" height="235" /></p>
<p>28 yaşındayım&#8230; Hala çocuk yanlarım var biliyorum. Bugün yine sessizce köşesine çekilmiş ağlayan adam ben değil, o çocuktur. Bu karanlıkların hepsi bana ait. Tüm suçların kaynağı benim. Haytanın tekiyim ben. O çocuk masumdur.</p>
<p>O, birçok şeye ağlayacak kadar temizdi. Evet, ağlamaktan söz ediyorum. Hani şu zayıflık belirtisinden. İnsanın topluluk önünde çöküşüne neden olan eylemden. O böyle düşünmezdi. Bunları ben düşünürdüm. Hani şu &#8220;olgun&#8221; olan adam&#8230; O, gözyaşlarıyla ruhunu temizlerdi. Her zaman ağlayacak bir şeyler vardı onun için. Saflık ve temizlik ona göre kavramlardı. Bana göre değil.</p>
<p><span id="more-596"></span>Filistin&#8217;deki babaları kaybolmuş çocuklar&#8217;a ağlardı. Itri&#8217;nin bestelerin ağlardı. Bayramlara, yalnızlığa, şiirlere, öykülere, romanlara, hastalara, Ali&#8217;ye, içten sarılmalara, annelere, aşka, savaşlara, zulümlere, Malcolm&#8217;a, dostluklara, dünyaya, yetimlere, kimsesizlere, yaşlılara, Ömer&#8217;e, sevgiliye, hasretlere, delilere, açlara, gariplere, Hamza&#8217;ya, filmlere, müziklere, insanlığa, hayata ve daha birçok şeye ağlardı.</p>
<p>Uçurumun kenarındaydım. Düşmeme ramak kalmıştı. Elimi uzattıklarım &#8220;Tutarsam acaba ben de gider miyim?&#8221; dediği gün o çocuğu bırakmıştım. O, uçurumun en dibine yuvarlanırken, bu &#8220;adam&#8221; ortaya çıktı. Burası ağlayanlara göre bir yer değildi. Ben de ağlamamalıydım artık. Acımasız oldukça, sevmedikçe, uzaklaştıkça, zulmettiklçe, bencilleştikçe, kendi kendine taptıkça, bir şeyler kazanmak için birilerini feda ettikçe, sevmedikçe, sömürdükçe &#8220;adam&#8221;dın. Böyle olmalıydı modern zamanlarda &#8220;adam&#8221;lık. Yunus&#8217;lar, Mevlana&#8217;lar &#8220;saf&#8221;tı. Onlar hala &#8220;çocuk&#8221;tu ve ben artık onlara çok uzaktım.</p>
<p>O&#8217;nun deyimiyle &#8220;sınıf değiştirmiştik&#8221; bizler&#8230; Başka biri(ler)i olmuştuk. Böyle iyiydik, böyle yüceydik, böyle &#8220;adam&#8221;dık. Saftı diğerleri. Arada bir, birileri çıkıp; &#8220;Ya tahammül ya sefer&#8221; deyip, burunlarımızı sızlatsa da hemen toparlanmakta gecikmedik. Bunca yol katetmiş, buralara tırnaklarımızla gelmiştik. Bu &#8220;konum&#8221;dan, bu &#8220;adamlık&#8221;tan kolay kolay vazgeçecek değildik. Ta ki bu dipsiz karanlık kuyunun sonuna ulaşana dek.</p>
<p>Şimdilerde o saf çocuğun gelip beni bu adam&#8217;ın düşürdüğü karanlıktan çıkarmasını bekliyorum. Yine Nurullah Genç şiirler yazsın, beraber ağlayalım. Yine sahile gidip, kendimizle başbaşa kalalım, dalgalarla birlikte içimizi ıslatalım. Yine Itri bestelerini çalsın, yine bir kahvenin içinde kaybolalım beraberce. Yine birileri bize içten bir şekilde sarılsın, omuzunu ıslatalım. Yine aşık olalım; şimdilerde aşağıladım, aptalca bulduğum o &#8220;hastalıklı ruh hali&#8221; için gözlerimiz kan çanağı içinde uyumayalım gecelerce. Benim gibi &#8220;adam&#8221;lar aşağılasın bizi: &#8220;Kadınlar gibi ağlıyor&#8221; desinler. &#8220;Erkek adam ağlar mı?&#8221; desinler. &#8220;Ağlamak zayıflıktır&#8221; desinler. &#8220;Duygusal olma, profesyonel ol, iş hayatında acıma yoktur&#8221; desinler.</p>
<p>Arınmak istiyorum. İçine düştüğüm bu basit, kirli, çirkef, karanlık kuyudan çıkmak&#8230; Ayağımın altındaki taşları eritene dek ağlamak, hıçkıra hıçkıra, katıla katıla boşanmak&#8230; Ruhumun peşinde olan yanlışlıklardan arınmak, o temiz çocuğa ulaşmak istiyorum. Göbeğimin günden güne büyümesini değil, vücudumun her zerresini ıslatan gözyaşlarımı izlemek istiyorum.</p>
<p>Uzat ellerini. Düşünme &#8220;Tutarsam acaba ben de gider miyim?&#8221; diye. Eğer sen de tutmazsan elimi, beni kimse çıkaramaz bu karanlıktan. Değişim başlasın, temizlenelim hep birlikte. Ölümle nişanlı, ağlamakla evli olalım artık. Bunu sağlayacak tek kudret sensin. İçimde bir yerlerde gömülüsün biliyorum. Tırnaklarımı kanatana dek kazıp, seni bulunduğun yerden çıkartacağım. Yine eski günlerdeki gibi ağlayacağız birlikte.</p>
<p>Ağlamak güzeldir&#8230; Ağlamayan, ağlasın haline.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/02/aglamak-guzeldir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütün Yollar Yalnızlığa Çıkar</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/02/butun-yollar-yalnizliga-cikar.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/02/butun-yollar-yalnizliga-cikar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 15:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[his]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı bir aşkın öyküsü aslında. Belki de ölene dek sürecek bir bağlılığın hikayesi. Çok öncelerden, çocukluğumdan başlayabilirim bu öyküye. Uzunca zamandır, tanıştığımı bilip de bir türlü adlandıramadığım bu kavramın adını ilk duyduğum an hissettiğim şeylerden&#8230; Öylesine yoğundu ki o sıralar içimdeki yalnızlık; kelimenin tam anlamıyla aşık olmuştum bu duyguya. Benim için vazgeçilmez bir şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı bir aşkın öyküsü aslında. Belki de ölene dek sürecek bir bağlılığın hikayesi. Çok öncelerden, çocukluğumdan başlayabilirim bu öyküye. Uzunca zamandır, tanıştığımı bilip de bir türlü adlandıramadığım bu kavramın adını ilk duyduğum an hissettiğim şeylerden&#8230; Öylesine yoğundu ki o sıralar içimdeki yalnızlık; kelimenin tam anlamıyla aşık olmuştum bu duyguya. Benim için vazgeçilmez bir şey olmuştu. Kendimle başbaşa kalmak, kendimi dinlemek, bana inanılmaz zevk veriyordu. İçimdeki boşluğun beni hızla içine çektiği dipsiz bir kuyu olduğunu anladığım o an, hayatımdaki devrimlerden biridir. Bu &#8220;yalnız kalmak&#8221; ile alakalı değil, &#8220;yalnız hissetmek&#8221; ile alakalı bir durum. Biraz anlatmaya çalışayım isterseniz.</p>
<p><span id="more-591"></span>Çevrenizde bir çok kişi olabilir. Arkadaşlarınız, eşiniz, dostunuz, sevgiliniz, aileniz, komşularınız, kısacası hayatınızda ki herkes sizi çok sevebilir, önemli sayabilir, değer verebilir. Fakat siz yine de kendinizle başbaşa kaldığınızda içinizdeki o derin yalnızlığı hissedersiniz. Yalnız olduğunuz duygusu hızla kuşatır içinizi. Bir süre sonra da içinden çıkamadığınız bir girdaba dönüşür. Bir çok şey yaşarsınız, seversiniz, sevilirsiniz, eğlenir, güler, üzülür, paylaşırsınız herşeyi birileriyle. Ama içinizden bir ses hep size: &#8220;bunu biz yapıyoruz, onlar değil&#8221; der. İşte o ses, yalnızlığın sesidir. Sonrasında okuduğunuz her kitapta, izlediğiniz her filmde, dinlediğiniz her şarkıda, zevk aldığınız, nefret ettiğiniz her şeyde onu görür, hisseder, izlerini takip edersiniz.</p>
<p>&#8220;Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz&#8221; <a title=" Yalnızlık Paylaşılmaz" href="http://aruz.com/o_asaf/o_asaf_yalnizlik_paylasilmaz.htm" target="_blank">derken</a> bu duygunun yüceliğine atıfta mı bulunuyordu acaba  Özdemir Asaf? Ya da &#8220;<a title="idefix - Yalnızlık Sözleri 1" href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=RRRBEIP42S0S0E8JGGLI" target="_blank">Yalnızlık</a> <a title="idefix - Yalnızlık Sözleri 2" href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=RW7Y1XO4R01OTXNZLS38">Sözleri</a>&#8220;nde en içten ve mahrem duygularını paylaşan,  &#8220;hayatımın adamları&#8221;ndan <a title=" Ali Şeriati maddesi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali_%C5%9Eeriati" target="_blank">biri</a>, bu duyguyu yenmeye mi çalışıyordu? Yüzyıllar boyunca binlerce şair ve yazar hep neden yalnızlığı anlatmaya, bunu vuslatla yenme çalıştılar ve hep yalnız öldüler? Peygamber acaba &#8220;hüzün yılları&#8221;nda yalnızlığı iliklerine dek hissetmiş miydi? Ebu Bekir&#8217;e mağarada &#8220;üzülme Allah (c.c.) bizimle beraberdir&#8221; derken Ebu Bekir&#8217;in yalnızlık duygusunu bertaraf etmiş miydi? Tasavvuf ehli olanlar ölünce vuslata ereceklerini düşünüp, yalnızlık hislerine gem vurabilmişler midir? İnzivaya çekilenler yalnızlıklarıyla yüzleşip, onu yenebilmişler midir? İnsanlar sigaraya özentilikten mi yalnızlık korkusundan mı başlar? Oralarda bir yerlerde blog yazan veya bunlara yorum girenler yalnızlık korkularını yenmeye mi çalışmaktadır? Bütün çabaların, hayatın, mücadelenin özünde hep aynı yalnızlık korkusu mu vardır?</p>
<p>Ve ben: Bu kadar çok sevdiğim, derinlemesine yaşadığımı söylediğim bu duyguyu sizlere anlatmaya çalışarak, onu açıklamaya mı yoksa onu umutsuzca yenmeye mi çalışıyorum. Yukarıdaki satırlar boyunca bunu başaramadığımı görüp, gene karanlık kuyuma geri mi döneceğim? Bu sonsuz girdap ne zaman sona erecek? İnsanlar bu duygunun aslında hayatın ta kendisi olduğunu ne zaman kendilerine itiraf edecekler? Bu soruların cevabı ne yazık ki bende değil. İçinizdeki yalnızlıkta saklı olmalı. Bildiğim tek şey var: Bütün yollar yalnızlığa çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/02/butun-yollar-yalnizliga-cikar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatımın Kadınları</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 09:16:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[tecrübe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Farkında olmasa da herkesin &#8220;hayat&#8221; dendiğinde anladığı şeyi özetleyen tek bir kelime vardır. Hayatın özüdür onun için. Hayat uçsuz bucaksız bir deniz ise, bu şey; o denizin en coşkulu ve aynı zamanda en dingin yerinin adıdır ona göre. Huzur kaynağı, yegane zevki, görünce yüzünün güldüğü, sahip olunca tüm dünyanın onun olduğunu hissettiren bir şey. Simyacı&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Farkında olmasa da herkesin &#8220;hayat&#8221; dendiğinde anladığı şeyi özetleyen tek bir kelime vardır. Hayatın özüdür onun için. Hayat uçsuz bucaksız bir deniz ise, bu şey; o denizin en coşkulu ve aynı zamanda en dingin yerinin adıdır ona göre. Huzur kaynağı, yegane zevki, görünce yüzünün güldüğü, sahip olunca tüm dünyanın onun olduğunu hissettiren bir şey. Simyacı&#8217;da &#8220;Kişisel Menkıbe&#8221; de denir buna. Kimi için paradır bu, kimi için kariyer, kimi için statü, kimi için sanat&#8230; Liste uzar gider. Benim için bu kelime veya kavramın adı &#8220;kadın&#8221;dır.</p>
<p><span id="more-588"></span>Yukarıdaki sözleri söylediğimde bir toplantı sonrası yemekteydik ve masadaki 10-15 kişinin hepsinin yüzünde de aynen bu satıları okuyan sizler gibi şaşkınlık ifadesi vardı. Her ne kadar insanlara garip gelse de ben böyle düşünüyordum. Dünyada biz erkeklerin sahip olduğu en iyi şey, bence kadınlardır. Alalh&#8217;ın b iz erkeklere en büyük lütfu&#8230; Diğer bütün hedeflerinizi, zevklerinizi, yaşam kaynağınızı bir düşünün. Hangisi bir kadın kadar iyi bir seçim olabilir? Bunu sapkınlığa, zaafa veya klasik söylemlerle; bastırılmış duygu ya da dürtülere boşuna bağlamaya çalışmayın.</p>
<p>Önce kendinize itiraf edin: Dünya kurulduğundan beri binlerce sanatçı, edebiyatçı, bilim adamı ve düşünür bize kadınları anlatmaya çalışmadı mı? Her kadın bir güzellik timsali değil midir? Değilse neden halâ güzel olan bir şeyi anlatmak için kadınları örnekliyoruz. Bir ürün veya hizmeti tanıtırken neden halâ kadınlar kullanılıyor? Neden dünyayı yönettiğimizi sansak da geri planda iktidar hep kadınlarda? Kadınlar benim hayatımın -itiraf etmekten çekindiğiniz halde sizin de- yegane güzelliği ve umarım hep öyle kalırlar.</p>
<p>İşte bu yüzden size &#8220;Hayatımın Adamları&#8221;ndan önce kadınlarından söz ediyorum. Çünkü geriye dönüp baktığımda; hayatımdaki her kadın hayat tecrübeme ve dolayısıyla kişiliğime, iyi veya kötü katkıda bulunmuş. Üstelik bunu &#8220;Hayatımın Adamlar&#8221;ından çok daha kalıcı ve etkili bir şekilde yapmışlar. Yaşayanlar bilir: bir ilişkiye girdiğiniz gibi çıkmazsınız. En sıradan ilişki bile size, hayat tecrübenize, kişiliğinize veya davranışlarınıza mutlaka bir şeyler katar. Bir ilişkiden sonra pişmanlık veya mutluluk, her ne hissederseniz hissedin; yaşananlar sizin hayata ve insanlara bakış açınızı etkileyen bir katkı yapmıştır. Tıpkı bir kale yapılırken ustaların eklediği her taş gibi her kadın da benim kaleme bir taş koymuş.</p>
<p>Bu vesileyle hayatımın bütün kadınlarına buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ve siz dünya üzerindeki tüm kadınlar: İyi ki varsınız ve iyi ki hayatımızdasınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>29</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi ki Varsın FriendFeed!</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/02/iyi-ki-varsin-friendfeed.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/02/iyi-ki-varsin-friendfeed.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 00:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal network]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Uzunca zamandır, bir FriendFeed fenomenidir gidiyor Internet camiasında. Bir çok  faydayı bünyesinde barındıran bu harika araç; kimine göre arkadaşlarınızın internet üzerindeki yaşantısını kolayca takip edebileceğiniz bir ortam, kimine göre faydalı bir paylaşım platformu. Herkes kendi kişisel amaçlarına göre onu tanımlaya/kullanadursun, uzun zamandır beni farklı yönleriyle düşündürüyor FriendFeed. Klasik özelliklerinin yanısıra, ben FriendFeed&#8217;i gerçek hayatımızdaki kişiliğimizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-601" title="FriendFeed" src="http://www.manhem.org/wp-content/uploads/2009/02/friendfeed.jpg" alt="FriendFeed" width="143" height="142" />Uzunca zamandır, bir <a title="FriendFeed" href="http://friendfeed.com/" target="_blank">FriendFeed</a> fenomenidir gidiyor Internet camiasında. Bir çok  faydayı bünyesinde barındıran bu harika araç; kimine göre arkadaşlarınızın internet üzerindeki yaşantısını kolayca takip edebileceğiniz bir ortam, kimine göre faydalı bir paylaşım platformu. Herkes kendi kişisel amaçlarına göre onu tanımlaya/kullanadursun, uzun zamandır beni farklı yönleriyle düşündürüyor FriendFeed. Klasik özelliklerinin yanısıra, ben FriendFeed&#8217;i gerçek hayatımızdaki kişiliğimizin (kişiye göre miktarı değişebilir) kısıtlanmış da olsa sanal ortama aktarımı olarak düşünüyorum. Belki de ilk defa bir sanal ortamın bunu sağladığı kanısındayım.</p>
<p><span id="more-577"></span>Sektörün meşhurlarından tutun da her ortamda tanışabileceğiniz bir çok profesyonel veya amatör kişiliğin kişisel benliklerini, sanal ortamın verdiği cesaretle birleştirerek açtıkları yer burası. Son zamanlarda yaşanan ateşli tartışmalar ve gerilimli günlerden sonra daha sık düşünür oldum: &#8220;Ya FriendFeed olmasaydı?..&#8221; Kendi adıma bulduğum cevaplar şöyle:</p>
<ol>
<li>Blogları takip şeklim değişmeyebilirdi. Hala yerli blogların önemli bir çoğunu RSS okuyucumdan takip ediyor olur, yabancı bloglara ve kaynaklara daha çok zaman ayıramayabilirdim.</li>
<li>Sektördeki kişi ve kurumlara bakışım; dışarıdaki ambalajlarına göre oluşan algılarımdan ibaret olmaya devam ederdi.</li>
<li>Bir çok projeye/şirkete/işe dışarıdan gözle bakmaya devam eder, arkasındaki işleyişi görmeden bize &#8220;bağırıldığı&#8221; kadarını bilebilirdim.</li>
<li>&#8220;İyi ki tanımışım&#8221; deyip hayatıma dost olarak kattığım bir çok insanı hiç tanımayabilirdim ve bu kaybımdan haberim bile olmazdı.</li>
<li>&#8220;Çok iyi ve harika&#8221; diye tanımladığım bazı insanların aslında bomboş kişiliklere sahip olduklarını hiç anlamayabilir, onları &#8220;dost&#8221; veya &#8220;büyük&#8221; sanmaya devam edebilirdim.</li>
<li>Koca koca  insanların, aslında bünyelerinde ne kadar çocukça zaaflar barındırdığını bilemeyebilirdim.</li>
<li>Yeni bir çok gelişme/proje/ürün/oluşum ve etkinliklerden bu kadar hızlı haberdar olamayabilirdim.</li>
<li>Giderek maskeleri kalınlaşan bir toplum iken; ortalık yerde ve herkesin dokunabileceği yerde olmanın yarattığı travmanın, bizi ne komik hallere sürüklediğini farkedemeyebilirdim.</li>
<li>Birbirimiz arasındaki menfaat ve çıkar odaklı ilişkiler ile samimi ve içten bağların farkını ayırt edemeyebilirdim.</li>
<li>Tanınma çabasının her şeyi nasıl da ele-yüze bulaştırdığını göremeyebilirdim.</li>
<li>Sanal krallar yaratıp, sonra da onları indirmek için kalkışılan isyanların tarihte kaldığını ve kendi elleri ile yaptıkları putları, acıkınca yiyenlerin sadece kitaplarda olduğunu sanabilirdim.</li>
<li>Kabile veya cemaat kültürünün Internet&#8217;te de aynen yaşatıldığına ihtimal vermeyebilir; anlatılanlara gülüp geçer, &#8220;hadi canım sen de&#8221; diyebilirdim.</li>
<li>Kendimden, kişiliğimden, savunduğum değerlerden uzaklaşıp, başka bir insan olmaya başladığımı farkedemeyebilirdim.</li>
<li>Hayatı giderek daha çok ıskaladığımı ve bir zamanlar benim için zevk kaynağı olan güzellikleri unutmaya başladığımı fark edemeyebilirdim.</li>
<li>Cesaret ile onur kırıcı sessizliklerin, duruşunu korumak ile 180 derece dönüşlerin arasındaki uçurumun derinliğinin bu kadar büyük olduğunu göremeyebilirdim.</li>
</ol>
<p>Bu maddeler uzar gider ama özetlersek: FriendFeed bütün faydalarının yanında, bana içinde bulunduğum topluluğa ve insanlara dair çok daha net fikirler oluşturmamı sağladı. Bir nevi turnusol görevi görerek; gerçek ile sahteyi, kaliteli ile basiti, bulanık ile net olanı daha iyi ayrıştırmamı sağladı. Ya sizin için ne gibi faydaları oldu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/02/iyi-ki-varsin-friendfeed.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009&#8242;da Bir Doğum Günü Çocuğu</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/01/2009-da-bir-dogum-gunu-cocugu.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/01/2009-da-bir-dogum-gunu-cocugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 17:28:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğum günü]]></category>
		<category><![CDATA[manhem]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık bir haftadır kaygı ile beklediğim gün sonunda geldi. Ama bu defa beklediğim gibi melankolik bir doğum günü geçiremedim. Çünkü bu defa bir önceki yazıda bahsi geçen harika insanlar önce bir gece yarısı sürprizi yaptılar. Sonrasında ise günboyu gelen telefon, mesaj, mail vb yollarla gelen kutlamalar beni iyice şımartır oldu. Üstüne bir de gelen inanılmaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık bir haftadır kaygı ile beklediğim gün sonunda geldi. Ama bu defa beklediğim gibi <a title="Yazı: 25 Yılın Serencamı" href="http://www.manhem.org/2006/01/25-yilin-serencami/" target="_blank">melankolik</a> bir doğum günü geçiremedim. Çünkü bu defa <a title="Yazı: Elveda 2008" href="http://www.manhem.org/2008/12/elveda-2008/" target="_blank">bir önceki yazıda</a> bahsi geçen harika insanlar önce bir <a title="Friendfeed: Bugün (12.01) Fatih Taşkıran'ın (Manhem) doğum günü. :)" href="http://friendfeed.com/e/d1d1df8d-18f7-4d00-8878-8997e1e0fd49/Bug-n-12-01-Fatih-Ta-k-ran-n-Manhem-do-um-g/" target="_blank">gece yarısı sürprizi</a> yaptılar. Sonrasında ise günboyu gelen telefon, mesaj, mail vb yollarla gelen kutlamalar beni iyice şımartır oldu. Üstüne bir de gelen inanılmaz güzellikteki çiçekler ve ofiste beklemediğim bir şekilde sıradışı kutlama partisi&#8230; Ayaklarım iyice yerden kesildi. Sanırım geçirdiğim en güzel doğum gününü yaşıyorum.</p>
<p>Bundan sonra sanırım doğum günlerimi; gelmesini bir türlü istemediğim, melankoli dolu günler olarak beklemeyeceğim. Tam tersine iple çekeceğim. Teşekkürler herkese! İyi ki varsınız ve iyi ki hayatımdasınız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/01/2009-da-bir-dogum-gunu-cocugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elveda 2008</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/12/elveda-2008.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/12/elveda-2008.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2008 13:15:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Web]]></category>
		<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[ethoum]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[likemind]]></category>
		<category><![CDATA[melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[new year]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Koca bir yılı daha geride bıraktık. Yılbaşı günleri; benim geçici süre de olsa, tüm ruhumu işgal edecek melankolik bir sürecin başlangıcı olur. Yeni yıla girerken herkesin hissettiği coşku, sevinç, ümit karşımı o tatlı heyecanın tersine, içime ağır ağır çöken bir melankolik havanın etkisine girerim. Zira doğum günüm çok yaklaşmıştır ve ben bir yaş daha yaşlanıyorumdur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koca bir yılı daha geride bıraktık. Yılbaşı günleri; benim geçici süre de olsa, tüm ruhumu işgal edecek melankolik bir sürecin başlangıcı olur. Yeni yıla girerken herkesin hissettiği coşku, sevinç, ümit karşımı o tatlı heyecanın tersine, içime ağır ağır çöken bir melankolik havanın etkisine girerim. Zira doğum günüm çok yaklaşmıştır ve ben bir yaş daha yaşlanıyorumdur. Bu nedenle yılbaşı gecelerim genelde biraz buruk geçer. Ama bu defa farklı duygular içindeyim.</p>
<p>2008 yılı benim için çok güzeldi. Hayatımın son birkaç yılında olduğu gibi bu yılda da çeşitli &#8220;dönüm noktaları&#8221; yaşadım. Yaşadığım çeşitli zorluklar ve sıkıntıların yanısıra, bolca ders aldığım, deneyimlerimi katladığım, keyif aldığım yüzlerce an ve insan ile dolu bir yıl oldu.</p>
<p><a title="Fatih Taşkıran - Friendfeed" href="http://friendfeed.com/manhem" target="_blank">Friendfeed</a>, <a title="Twitter / manhem" href="http://twitter.com/manhem" target="_blank">twitter</a>, <a title="Likemind Istanbul" href="http://likemindistanbul.blogspot.com/" target="_blank">Likemind</a>, <a title="etohum" href="http://www.etohum.com/" target="_blank">e-tohum</a> ve benzeri organiazsyonlarda ya da değişik vesileler ile tanıştığım, şimdi hayatımın önemli parçalarından olan bu önemli insanlardan ve güzel anlardan burada uzun uzun bahsederek zamanınızı almak istemiyorum. Zira sayıları o kadar çok ve haklarında yazacaklarım için kelimeler o kadar yetersiz ki&#8230;</p>
<p>Yeni yıla hayatımda ilk defa; mutlu ve coşkulu girmemi sağlayan bütün dostlarıma, sevgili iş arkadaşlarıma ve &#8220;hayatımı değiştiren kadın&#8221;a sonsuz teşekkürler. Yeni yıl; hepimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve başarılı günler getirsin. Hep beraber, nice yıllara&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/12/elveda-2008.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgeldin Creative Suite 4</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/11/hosgeldin-creative-suite-4.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/11/hosgeldin-creative-suite-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 12:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şirketler ve Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[adobe]]></category>
		<category><![CDATA[cs4]]></category>
		<category><![CDATA[dreamweaver]]></category>
		<category><![CDATA[fireworks]]></category>
		<category><![CDATA[flash]]></category>
		<category><![CDATA[illustrator]]></category>
		<category><![CDATA[indesign]]></category>
		<category><![CDATA[photoshop]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=556</guid>
		<description><![CDATA[
Tasarım, animasyon, ses ve grafik dünyasının heyecanla beklediği paket nihayet dün itibariyle trial download&#8217;a açıldı. Bir süredir Beta versiyonlarında yaptığım testlerde her zamanki duyguya kapılmıştım: Evet geliştirmeler var; güzel, ama yeterli değil. Biz tüketiciler giderek artan beklentilerle hep daha fazlasını istesek ve yapılanlar yeterli gelmese de Adobe, halen piyasadaki alanının en iyi yazılımlarını üretmeye devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="Adobe CS4" src="http://www.manhem.org/wp-content/uploads/2008/11/adobe_cs4.jpg" alt="Adobe CS4" /></p>
<p>Tasarım, animasyon, ses ve grafik dünyasının heyecanla beklediği paket nihayet dün itibariyle trial download&#8217;a <a title="Adobe - Downloads" href="http://www.adobe.com/downloads/">açıldı</a>. Bir süredir Beta versiyonlarında yaptığım testlerde her zamanki duyguya kapılmıştım: Evet geliştirmeler var; güzel, ama yeterli değil. Biz tüketiciler giderek artan beklentilerle hep daha fazlasını istesek ve yapılanlar yeterli gelmese de <a title="Adobe" href="http://www.adobe.com">Adobe</a>, halen piyasadaki alanının en iyi yazılımlarını üretmeye devam ediyor.</p>
<p>Yeni CS4 sürümlerini deneyecekler için bol miktarda sağda solda inceleme yazısı çıkacaktır. Bu nedenle burada fazlaca detaya girmek istemiyorum. Kullandığım süre boyunca edindiğim izlenimlere göre özet olarak şunları söyleyebilirim:</p>
<p>- Programlar arası entegrasyon çok iyi bir düzeye ulaşmış. Birçok programı artık iç içe kullanabiliyoruz.</p>
<p>- Photoshop ile gelen 3D özellikleri oldukça fantastik gözüküyor.</p>
<p>- Dreamweaver&#8217;da eksikliği çekilen Code Navigator geliştirmeleri nihayet yapılmış. Artık kod yazmak daha zevkli hale gelmiş gözüküyor.</p>
<p>- Bütün artıları ve eksileri ile yeni CS4 paketi geleneklere aykırı davranmayarak bir ara geçiş sürecini oluşturuyor. Bir sonraki paket devrimsel olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/11/hosgeldin-creative-suite-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sansür Komedisinde Son Perde</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 23:48:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Devletin sansür alışkanlığı Internet&#8217;e sıçrayalı bu ülkede o kadar trajikomik vakalar yaşandı ki; artık hiçbir şey bizi şaşırtamaz oldu. Ama sanırım giderek kendimizi aşıyor olmaıyız: çünkü olaya yeni bir boyut getirdik. Bu defa komedinin, öncekilerin boyutunu fersah fersah geçmesinin aktörleri ise mağdur olan kesim. Yani blogger ve web camiası. Bilmeyenler için olayın seyrini kısaca özetlersek:
Önce, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devletin sansür alışkanlığı Internet&#8217;e <a title="Manhem: Bu Site Bugün Kapalı(ydı)!" href="http://www.manhem.org/2006/06/bu-site-bugun-kapaliydi/">sıçrayalı</a> bu ülkede o kadar <a title="Manhem:  Sansürünü Sevdiğimin Türkiyesi" href="http://www.manhem.org/2007/03/sansurunu-sevdigimin-turkiyesi/">trajikomik vakalar</a> yaşandı ki; artık hiçbir şey <a title="Manhem: Neydi La Bu Sitenin Adı?" href="http://www.manhem.org/2008/03/neydi-la-bu-sitenin-adi/">bizi şaşırtamaz oldu</a>. Ama sanırım giderek kendimizi aşıyor olmaıyız: çünkü olaya yeni bir boyut getirdik. Bu defa komedinin, öncekilerin boyutunu fersah fersah geçmesinin aktörleri ise mağdur olan kesim. Yani blogger ve web camiası. Bilmeyenler için olayın seyrini kısaca özetlersek:</p>
<p><span id="more-549"></span>Önce, geçtiğimiz Cumartesi günü Blogger servisine giden iki önemli domainin (<a title="Blogger" href="http://blogger.com">blogger.com</a> ve <a title="Blogger" href="http://www.blogspot.com">blogspot.com</a>) Lig TV korsan yayınları nedeniyle, Digiturk&#8217;ün başvurusu üzerine mahkeme kararı ile kapatılması sonucu bir anda önemli bir sayıda blog yazarı, <a title="NTVMSNBC: Blogger LigTV yüzünden kapatıldı" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/463846.asp">bloglarından oluverdi</a>.</p>
<p>Hemen sonrasında <a title="FriendFeed: Dijitürk bu krizde ne demeye bloggerı kapattın?" href="http://friendfeed.com/e/e7d49945-eef7-4331-944c-d6c7e1cbd0c5/Blogger-a-lana-kadar-t-m-imkan-mla-Digiturk/">tepkiler duyulmaya</a>, konu tartışılmaya, <a title="Yahoyt: Blogger ve Blogspot nasıl kapatıldı?" href="http://yahoyt.com/h/2546/blogger-ve-blogspot-nasil-kapatildi">rezaletin boyutları</a> ortaya çıkmaya başladı. Özellikle bir süredir yoğun bir şekilde <a title="Google Groups: Sansüre Sansür Hareketi" href="http://groups.google.com/group/sansuresansurhareketi">faal olan</a> <a title="Sansüre Sansür" href="http://sansuresansur.org/">sansür karşıtı</a> <a title="Sanürat" href="http://www.kampanya.org.tr/sansur/">hareketler </a>çeşitli eylemlere <a title="Elmaaltshiftlinks: Moda İskelesi" href="http://elmaaltshiftlinks.blogspot.com/2008/10/moda-iskelesi.html">başladılar</a>.</p>
<p>Bu eylemlerin şekil ve yöntemlerine dair <a title="Wolkanca: Mağdur olmanızın nedeni DIGITURK değil!" href="http://blog.wolkanca.com/magdur-olmanizin-nedeni-digiturk-degil/">çeşitli eleştiriler</a> olmakla birlikte, herkes sansüre karşı duruş konusunda <a title="FriendFeed: Ahmet Kakıcı Yorumu" href="http://friendfeed.com/e/0228b12b-fe65-4b99-9e7f-fd449d4e3251/Blogger-n-kapat-lmas-ndan-dolay-DigiTurk-su-layan/">hemfikirdi</a>. Bu <a title="FriendFeed: Yanlış anlamak ve yanlış anlaşılmak" href="http://friendfeed.com/e/737dbd75-b7e0-4e2e-a1d2-e4848cea97ae/Yanl-anlamak-ve-yanl-anla-lmak/">görüş ayrılıkları</a>, tarafların kendi argümanları konusunda aşırı hassas olmasından dolayı <a title="FriendFeed: Sansürü tarihe gömmek için toplandık" href="http://friendfeed.com/e/fa7bbb89-09e1-6fe3-7dc9-b69dfe4616ad/Sans-r-tarihe-g-mmek-i-in-topland-k/">verimli tartışmalardan uzak kalsa da</a>, çeşitli fikirlerin doğması açısından umut vericiydi.</p>
<p>Ta ki düne kadar&#8230; Dün tatil nedeniyle bilgisayar ve Internet&#8217;e uzak bir gün geçirdim. Kendime vakit ayırdım. Sonrasında FriendFeed&#8217;e girdiğimde oldukça şaşırdım. <a title="Antifit" href="http://antifit.com">Alemşah</a>&#8216;ın daha önce de <a title="M. Serdar Kuzuloğlu" href="http://mserdark.com/">Serdar</a>&#8216;ın <a title="M. Serdar Kuzuloğlu: Sansürü tarihe gömmek için toplandık" href="http://mserdark.com/web_dunyasi/sansuru-tarihe-gommek-icin-toplandik">duyurduğu</a> bir toplantı ile ilgili <a title="Antifit: Internet ve Sansürü çözmek için yeni girişimler" href="http://www.antifit.com/?p=1445">yazısına</a> gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise verilen cevaplarla ortalık bayağı <a title="FriendFeed: Internet ve Sansürü çözmek için ilk girişimler" href="http://friendfeed.com/e/dc1e911a-82ae-4266-d6cb-dddb4333f31c/Internet-ve-Sans-r-zmek-i-in-ilk-giri/">karışmıştı</a>. Sonrasında taraflardan biri <a title="FriendFeed: Açıklama: Alemşah, Serdar Kuzuloğlu, toplantıya katılan diğer 19 kişinin şahsına yönelik -bugünkü FF kaberesinde- bir şeyler dediğimi düşünenler varsa kesinlikle yanıldıklarını bilmelerini isterim" href="http://friendfeed.com/e/230aa89c-683f-4a4d-87e7-b625a906ffd8/A-klama-Alem-ah-Serdar-Kuzulo-lu-toplant-ya-kat/">geri adım atınca</a> sular duruldu. Şimdilik &#8220;yorgan gitti, kavga bitti&#8221; diyebiliriz. Ancak ne yazık ki sansür konusu hala ortalıkta tüm vehametiyle duruyor.</p>
<p>Halen emekleme döneminde olan bu nüfusu küçük sektörde, herkesin kuyruğunun birbirine değdiğinden olsa gerek; saimiyetten, dürüst ve içten diyaloglardan yoksunluk daha ne gibi trajikomik sonuçlara sebebiyet verir bilemiyorum ama, bu yaşanan son vaka bir ders niteliğinde olmalı hepimiz için. Önceleri sansür uygulayanların cehaleti, giderek artan dozda gülme krizlerine sebep olurken; şimdilerde önce kendi içimizden sanal krallar çıkartıp, sonra da onlara karşı sanal donkiştoluklar yaparak, hızla tam bir komedi unsuruna dönüştürüyoruz kendimizi. Olanlardan ders çıkarıp, silkinip kendimize gelmeli, &#8220;daha iyi nasıl?&#8221; diye kafa yormalı ve buna odaklanmalıyız.</p>
<p>Her zamanki gibi bol bol güldük ağlanacak halimize ama durum gerçekten vahim görünüyor. <a title="FriendFeed: adamin teki ölmüş, cehenneme gitmiş." href="http://friendfeed.com/e/b4d37522-675b-48f3-9ade-3fe726e3119d/adamin-teki-lm-cehenneme-gitmi-Bakm-her-kazanin/">Bugün konusu geçen bir fıkrada</a> olduğu gibi havanda su dövmeyelim. Burası Türk Cehennemi. İçinde kalmak veya burayı Türk Cenneti&#8217;ne dönüştürmek bizim elimizde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
