İstanbul’a kısa bir zaman önce yağan kar, “Zor Zamanlar“la birleşince yine melankolik durumum tavana vurmuştu. Gelen mesajların sıcaklığı ve annemin durumunun her geçen gün daha iyiye gitmesi tekrar normale döndürmeye başlamıştı beni. Tam da bu sırada ortalık “Merry Chrismas!” mesajlarından geçilmez olmaya başlayınca yine eski sancılar başgösterdi içimde.
Evet, ben her karda ve özellikle yılbaşlarında biraz melankolik oluyorum. Bunun nedeni aynı zamanda yaklaşan doğum günüm -ki doğum günlerini sessiz sedasız ve alabildiğince hüzünlü geçiren tek insan benim herhalde- oluyor. Yaşlanma psikolojisi sanırım. Her yıl yaşamımdan bir parçanın daha kopması hüzünlendiriyor beni. Bu vesileyle benim gibi “anormal” olmayan tüm okurlarımın yeni yılını kutlarım. Camdan baktığımda gördüğüm beyaz örtü her ne kadar İstanbul’un beyaz saçlarını aratsa da ufak ufak mırıldanıyorum yine: “Kar yağdı üsküdara“…
