<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Manhem &#187; kültür</title>
	<atom:link href="http://www.manhem.org/etiket/kultur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.manhem.org</link>
	<description>Yaşama dair izdüşümleri..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2009 13:17:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Internet&#8217;te Şeref</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Dec 2007 15:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[ali saydam]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Internet&#8217;in ilk yıllarında bu yeni dünyanın tanıtımı ve kitleler tarafından bilinirliğinin artması için The Net adlı bir film yapılmıştı (Türkçe adı: Internet&#8217;te Av). Film gişede pek başarılı olmasa da medyada ilgi görmüş, öyküsü nedeniyle de Internet&#8217;in daha ilk günlerden insanların yüreğine korku salması sağlanmıştı. Filmden yola çıkarak birbiri ardına şöyle başlıklar ve akabinde de çılgınca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Internet&#8217;in ilk yıllarında bu yeni dünyanın tanıtımı ve kitleler tarafından bilinirliğinin artması için <a href="http://www.imdb.com/title/tt0113957/" title="IMDB: The Net">The Net</a> adlı bir film yapılmıştı (Türkçe adı: <a href="http://www.sinema.com/film/3867" title="Sinema.com: Internette Av">Internet&#8217;te Av</a>). Film gişede pek başarılı olmasa da medyada ilgi görmüş, öyküsü nedeniyle de Internet&#8217;in daha ilk günlerden insanların yüreğine korku salması sağlanmıştı. Filmden yola çıkarak birbiri ardına şöyle başlıklar ve akabinde de çılgınca yorumlar gelmişti: &#8220;Internet&#8217;te av&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te sörf&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te seks&#8221;, Internet&#8217;te aşk&#8221;, Internet&#8217;te şiddet&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te&#8230;&#8221;</p>
<p>İşte bu &#8220;çocukluk travması&#8221;nı bir türlü atlatamayan geleneksel mecraların yazarları; günden güne gelişerek büyüyen bu yeni medyayı önceleri küçümsediler, sonraları şaşırdılar, sonra sömürmeye ve tüketmeye, nihayet de  kötülemeye başladılar. Zaman içinde bünyelerinde istihdam ettikleri bilişimci yazarların da -birkaç istisna dışında- konuya neredeyse onları aratacak derece de bihaber kalmaları yaşanan komediye şiddeti de ekler duruma geldi.</p>
<p>Web sektörünün hızla büyüdüğü ve umut verici gelişmelerin yaşandığı son bir kaç yıldır da yılmadan, ısrarla Internet&#8217;e karşı bir linç kampanyası sürüyor. Komplocular mı ararsınız, tu-kakacılar mı, düzeysizlikten dem vuran elitler(!) mi?.. Hakaretin bini bir para, bazı yazıları görünce yazarının psikolojisinde ciddi sorunlar olduğunu düşünüyorum. Hastalıklı ve hayli sıkıcı bir film izlemeye başladık anlayacağınız. Bunun son örneğini <a href="http://www.medyatava.com/haber.asp?id=29804" title="Medyatava: ALİ SAYDAM OLAYI... BİR TRANSFERİN PERDE ARKASI... ">sabık PR&#8217;cılarımızdan</a> Ali Saydam&#8217;ın Akşam&#8217;daki köşesinde <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=100987,10,152" title="Akşam:  Benim ‘blog’um da yok Facebook üyeliğim de!">görüyoruz</a>:</p>
<p><span id="more-516"></span></p>
<blockquote><p> Benim e-şerefsiz dediğim, adını, adresini, kimliğini gizleyerek etrafındakileri hiçbir mesnete dayanmadan boklamayı şizoid bir zevk ve/veya çıkar unsuru haline getirmiş manyaklar ortada dolanıyor.</p></blockquote>
<p>Siz bu satırlarda ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben teknolojiye ayak uyduramamış bir iletişimcinin geçirdiği hafakanlar nedeniyle bozuk bir ruh halinde olduğunu görüyorum. Nasıl mı? Hadi yazıyı okumaya devam edelim:</p>
<blockquote><p> <strong>Bugüne kadar çevremde web sitesi ile blog arasındaki ciddi farkları bana bir çırpıda anlatacak çıkmadı. </strong>Her ne kadar ‘ölçmüyorsan yapma ya da söyleme’ ilkesini şiar edinsem de ölçmeden bir tespit yapmaktan kendimi alamıyorum: <strong>İnternet ortamında pozitif mesajlar ilgi görmüyor ve kulaktan kulağa yayılmıyor</strong>. Durum negatif mesajlar için farklı. Benim, zekâmdan çok tombilliğimden söz ediliyor olması bundandır… Yani <strong>blogları kullanarak kurumsal ya da bireysel iletişimin yönetilebileceğini iddia eden ‘trendy’ arkadaşlara da inanmıyorum</strong>; ürünleri bu yolla pazarlayacağını ileri süren iletişim ‘sihirbazlarına’ da…</p></blockquote>
<p>Yazısında yaptığı &#8220;Herhangi bir iletişim aracı güvenini yitirdi mi etkisini de yitiriyor&#8230;&#8221; tespitini bizzat yaşıyor olsa gerek. Yazıyı yazarken ağzında köpükler saçıyormuydu diye meraklanıyorum. Zira ilerleyen satırlarda işi abartıp kelle istiyor:</p>
<blockquote><p>Çok yakında bu internet anarşisine birileri dur diyecek mutlaka&#8230;</p></blockquote>
<p>Buraya kadar anlıyoruz ki ortada Internet adında bir sorun var. Peki bu sorunun çözümü nedir? İşte Ali bey&#8217;in çözümü:</p>
<blockquote><p>Sonuç: Ben internet ortamının, yeri yurdu belli, etkileşimli web siteleri ve ciddi CRM programlarına dayalı yapılar hariç, rüştünü kazanıp haysiyetli ve itibarlı bir iletişim aracı haline gelene kadar etkisinin fazla ciddiye alınmaması gerektiğini düşünüyorum.</p></blockquote>
<p>Kendisinin <em>yeri yurdu belli</em>, <em>etkileşimli</em>(!), ve ciddi <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Customer_relationship_management" title="Wikipedia: Customer Relationship Management">CRM</a> </em><em>programlarına dayalı</em> (Biz mi yanlış biliyoruz yoksa artık web sitelerinin hepsi ticarethane, biz de web sitelerinin müşterileri mi olduk?) web köşesinden fışkıran bu bozuk ruh hali, cehaletle birleşince ortaya inanılmaz bir görüntü çıkıyor. Yazıyı ciddiye alıp; gayet edepli, düzeyli ve güvenilir(!) iddialarına tek tek cevap vermeyi inanın çok isterdim. Ancak, hangi parçasından tutsanız orası elinizde kalan bu yazıya daha fazla vakit ayırmak yerine durumdan ve kendisinden aldığımız <em>derslerden</em> çıkardığımız sonuçları belirtmekle yetinelim:</p>
<ol>
<li>Web sitenizin yeri yurdu mutlaka belli olmalı. Yani elle tutulur, gözle görülür bir mekan, daire, ofis vb. bir yere ihtiyacınız var. Internet&#8217;i ne kadar <em>eski düzen</em>e uydurursak o kadar kolay ele geçirir ve yok ederiz değil mi?</li>
<li>Sitenizin etkileşimli olması şarttır. O yüzden <a href="http://google.com/" title="Google">Google</a>, <a href="http://www.facebook.com/" title="Facebook">Facebook</a> gibi düzeysiz ve itibarsız yerler yerine <a href="http://www.aksam.com.tr/" title="Akşam Gazetesi">Akşam Gazetesi </a>gibi güzide medya kuruluşlarımızın kendilerine veya web sitelerine odaklanmaya özen göstermeliyiz.</li>
<li>Şu an okuduğunuz siteyi de asla ciddiye almamanız gereklidir. Zira ben burada hiçbir CRM yazılımı kullanmıyorum.</li>
<li>Ve evet! Bir gün birileri Internet&#8217;e bir dur diyecek ve hepimiz ölüp, Internet&#8217;in karanlık dehlizlerinde yok olacağız.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Milyon ve Blog Ustaları(!)</title>
		<link>http://www.manhem.org/2006/06/1-milyon-ve-blog-ustalari.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2006/06/1-milyon-ve-blog-ustalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2006 14:31:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=464</guid>
		<description><![CDATA[Son birkaç gündür neredeyse tüm bloglar 1 Milyon&#8217;u tartışıyor. Sevenleri, sevmeyenleri, takdir edenleri var. Durum beni pek alakadar etmediği ve üzerime de vazife olmadığı için Manhem&#8217;de konudan bahsetmedik. Ama gidişat bir yerden sonra yine aynı noktaya geldi: Üstad Blogger&#8217;lar(!), ünlü yazarlar(!), etik değer savunucuları(!), para ve popüler kültür karşıtları(!), yine &#8220;bizim zamanımızda buralar&#8230;&#8221; havalarıyla Blog&#8217;ları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son birkaç gündür neredeyse tüm bloglar 1 Milyon&#8217;u <a href="http://www.dolmakalem.org/1-milyon/" title="Dolmakalem: 1 Milyon" target="_blank">tartışıyor</a>. Sevenleri, sevmeyenleri, takdir edenleri var. Durum beni pek alakadar etmediği ve üzerime de vazife olmadığı için Manhem&#8217;de konudan bahsetmedik. Ama gidişat bir yerden sonra yine aynı noktaya geldi: Üstad Blogger&#8217;lar(!), ünlü yazarlar(!), etik değer savunucuları(!), para ve popüler kültür karşıtları(!), yine &#8220;<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bizim+zamanimizda" title="Ekşi Sözlük: bizim zamanimizda" target="_blank">bizim zamanımızda buralar&#8230;</a>&#8221; havalarıyla Blog&#8217;ları, yazı yazma işini, alınan hitleri, reklamları kısacası Internet&#8217;i sahiplenme, bir &#8220;ağa&#8221; ve&#8221;ağabey&#8221; tavırlarıyla kulak çekme, hizaya getirme harekatına giriştiler.</p>
<p><span id="more-464"></span>Hayır 1 Milyon&#8217;u yapanları savunmuyorum. Bu yazının konusu onların ne yaptıkları veya yapmadıkları değil. Tam tersine bu etik değerlerden dem vuranlara birkaç sözüm var: Ortalıkta bolca güzel nasihat(!) dolaşıyor. Ortalık; etik değerlerden söz edenler, <a href="http://1milyon.blogspot.com/" title="1 Milyon" target="_blank">1 Milyoncular</a>&#8216;ı yavşaklıkla suçlayanlar, bir hit uğruna bunlar yapılır mı diyenler, insanlara faydalı olun, boş zaman harcamayın, iğrenç, bayağı, aşağılık, seviyesiz yazılardan vazgeçinciler&#8217;den geçilmiyor. Onlar bu oluşumdan rahatsız, hatta -şimdi yaptığım gibi- onlardan bahsedilmesinden de. Oysa bu nasihatleri edenler, kendi içlerindeki nefreti dökerken; yine kendi içlerindeki ezik kibirli ve kıskanç aynalarından faydalanıyorlar. Tıpkı daha önce olduğu gibi.</p>
<p>Ben tabiatım gereği bütün insanları severim. Kolay arkadaşlık kurar, kolay anlaşılır ve anlarım. Ama sadece burnu büyük tiplere -ki bunlar içi boş insanlardır genel olarak- dayanamam. İşte bu konuda okuduğum her ukalalık kokan yazıda tiksintim bir kat daha artıyor. Biz Internet&#8217;te sansürü <a href="http://manhem.org/web/bu-site-bugun-kapaliydi/" title="Manhem: Bu Site Bugün Kapalı(ydı)!">protesto ederken</a>, &#8220;Internet yaşamdır&#8221; dedik. Yaşamın tüm renklerine burada yer var. Herkes aynı düşünmek, davranmak yazmak zorunda değil. Bizler kendi düşünce kalıplarımıza sahip çıkarak ama onları kimseye dayatmadan, başkalarının düşünce kalıplarına saygı duyarak, kimseyi aşağılamadan, saldırmadan, vahşileşmeden yaşadığımız sürece insanız. Dün bizimle beraber Internet&#8217;te sansürü protesto eden, tekelciliğe karşı çıkanlar, bugün Internet kendi parselli arsalarıymış gibi insanlara baskı uygulayarak gözümüzde en alçak yere oturmaktadırlar.</p>
<p>Bu tartışmaya baktığım zaman ben kendimi hiçbir tarafa koyamıyorum. Ben makul olandan yanayım. Lütfen kendimizi bu eziklikten kurtaralım. Evet, &#8220;Internet yaşamdır&#8221; ve burada herkese yer var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2006/06/1-milyon-ve-blog-ustalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğri Oturup Doğru Düşünelim, Tartışalım</title>
		<link>http://www.manhem.org/2006/06/egri-oturup-dogru-dusunelim-tartisalim.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2006/06/egri-oturup-dogru-dusunelim-tartisalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jun 2006 12:49:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Onur, artık canına tak edenleri -aslında bir çoğumuzun hoşnut olmadığı ortak konuları- madde madde yazmış ve hoş bir şekilde tartıştırmaya başlamış. Bu hoş tartışmaya siz de katılabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Onur, artık canına tak edenleri -aslında bir çoğumuzun hoşnut olmadığı ortak konuları- <a href="http://acikbilgi.com/2006/06/12/egri-oturup-dogru-dusunelim/" title="Açık Bilgi: Eğri Oturup Doğru Düşünelim" target="_blank">madde madde yazmış</a> ve hoş bir şekilde tartıştırmaya başlamış. Bu hoş tartışmaya siz de katılabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2006/06/egri-oturup-dogru-dusunelim-tartisalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

