<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Manhem &#187; internet</title>
	<atom:link href="http://www.manhem.org/etiket/internet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.manhem.org</link>
	<description>Yaşama dair izdüşümleri..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2009 13:17:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Sansür Komedisinde Son Perde</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 23:48:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Devletin sansür alışkanlığı Internet&#8217;e sıçrayalı bu ülkede o kadar trajikomik vakalar yaşandı ki; artık hiçbir şey bizi şaşırtamaz oldu. Ama sanırım giderek kendimizi aşıyor olmaıyız: çünkü olaya yeni bir boyut getirdik. Bu defa komedinin, öncekilerin boyutunu fersah fersah geçmesinin aktörleri ise mağdur olan kesim. Yani blogger ve web camiası. Bilmeyenler için olayın seyrini kısaca özetlersek: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devletin sansür alışkanlığı Internet&#8217;e <a title="Manhem: Bu Site Bugün Kapalı(ydı)!" href="http://www.manhem.org/2006/06/bu-site-bugun-kapaliydi/">sıçrayalı</a> bu ülkede o kadar <a title="Manhem:  Sansürünü Sevdiğimin Türkiyesi" href="http://www.manhem.org/2007/03/sansurunu-sevdigimin-turkiyesi/">trajikomik vakalar</a> yaşandı ki; artık hiçbir şey <a title="Manhem: Neydi La Bu Sitenin Adı?" href="http://www.manhem.org/2008/03/neydi-la-bu-sitenin-adi/">bizi şaşırtamaz oldu</a>. Ama sanırım giderek kendimizi aşıyor olmaıyız: çünkü olaya yeni bir boyut getirdik. Bu defa komedinin, öncekilerin boyutunu fersah fersah geçmesinin aktörleri ise mağdur olan kesim. Yani blogger ve web camiası. Bilmeyenler için olayın seyrini kısaca özetlersek:</p>
<p><span id="more-549"></span>Önce, geçtiğimiz Cumartesi günü Blogger servisine giden iki önemli domainin (<a title="Blogger" href="http://blogger.com">blogger.com</a> ve <a title="Blogger" href="http://www.blogspot.com">blogspot.com</a>) Lig TV korsan yayınları nedeniyle, Digiturk&#8217;ün başvurusu üzerine mahkeme kararı ile kapatılması sonucu bir anda önemli bir sayıda blog yazarı, <a title="NTVMSNBC: Blogger LigTV yüzünden kapatıldı" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/463846.asp">bloglarından oluverdi</a>.</p>
<p>Hemen sonrasında <a title="FriendFeed: Dijitürk bu krizde ne demeye bloggerı kapattın?" href="http://friendfeed.com/e/e7d49945-eef7-4331-944c-d6c7e1cbd0c5/Blogger-a-lana-kadar-t-m-imkan-mla-Digiturk/">tepkiler duyulmaya</a>, konu tartışılmaya, <a title="Yahoyt: Blogger ve Blogspot nasıl kapatıldı?" href="http://yahoyt.com/h/2546/blogger-ve-blogspot-nasil-kapatildi">rezaletin boyutları</a> ortaya çıkmaya başladı. Özellikle bir süredir yoğun bir şekilde <a title="Google Groups: Sansüre Sansür Hareketi" href="http://groups.google.com/group/sansuresansurhareketi">faal olan</a> <a title="Sansüre Sansür" href="http://sansuresansur.org/">sansür karşıtı</a> <a title="Sanürat" href="http://www.kampanya.org.tr/sansur/">hareketler </a>çeşitli eylemlere <a title="Elmaaltshiftlinks: Moda İskelesi" href="http://elmaaltshiftlinks.blogspot.com/2008/10/moda-iskelesi.html">başladılar</a>.</p>
<p>Bu eylemlerin şekil ve yöntemlerine dair <a title="Wolkanca: Mağdur olmanızın nedeni DIGITURK değil!" href="http://blog.wolkanca.com/magdur-olmanizin-nedeni-digiturk-degil/">çeşitli eleştiriler</a> olmakla birlikte, herkes sansüre karşı duruş konusunda <a title="FriendFeed: Ahmet Kakıcı Yorumu" href="http://friendfeed.com/e/0228b12b-fe65-4b99-9e7f-fd449d4e3251/Blogger-n-kapat-lmas-ndan-dolay-DigiTurk-su-layan/">hemfikirdi</a>. Bu <a title="FriendFeed: Yanlış anlamak ve yanlış anlaşılmak" href="http://friendfeed.com/e/737dbd75-b7e0-4e2e-a1d2-e4848cea97ae/Yanl-anlamak-ve-yanl-anla-lmak/">görüş ayrılıkları</a>, tarafların kendi argümanları konusunda aşırı hassas olmasından dolayı <a title="FriendFeed: Sansürü tarihe gömmek için toplandık" href="http://friendfeed.com/e/fa7bbb89-09e1-6fe3-7dc9-b69dfe4616ad/Sans-r-tarihe-g-mmek-i-in-topland-k/">verimli tartışmalardan uzak kalsa da</a>, çeşitli fikirlerin doğması açısından umut vericiydi.</p>
<p>Ta ki düne kadar&#8230; Dün tatil nedeniyle bilgisayar ve Internet&#8217;e uzak bir gün geçirdim. Kendime vakit ayırdım. Sonrasında FriendFeed&#8217;e girdiğimde oldukça şaşırdım. <a title="Antifit" href="http://antifit.com">Alemşah</a>&#8216;ın daha önce de <a title="M. Serdar Kuzuloğlu" href="http://mserdark.com/">Serdar</a>&#8216;ın <a title="M. Serdar Kuzuloğlu: Sansürü tarihe gömmek için toplandık" href="http://mserdark.com/web_dunyasi/sansuru-tarihe-gommek-icin-toplandik">duyurduğu</a> bir toplantı ile ilgili <a title="Antifit: Internet ve Sansürü çözmek için yeni girişimler" href="http://www.antifit.com/?p=1445">yazısına</a> gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise verilen cevaplarla ortalık bayağı <a title="FriendFeed: Internet ve Sansürü çözmek için ilk girişimler" href="http://friendfeed.com/e/dc1e911a-82ae-4266-d6cb-dddb4333f31c/Internet-ve-Sans-r-zmek-i-in-ilk-giri/">karışmıştı</a>. Sonrasında taraflardan biri <a title="FriendFeed: Açıklama: Alemşah, Serdar Kuzuloğlu, toplantıya katılan diğer 19 kişinin şahsına yönelik -bugünkü FF kaberesinde- bir şeyler dediğimi düşünenler varsa kesinlikle yanıldıklarını bilmelerini isterim" href="http://friendfeed.com/e/230aa89c-683f-4a4d-87e7-b625a906ffd8/A-klama-Alem-ah-Serdar-Kuzulo-lu-toplant-ya-kat/">geri adım atınca</a> sular duruldu. Şimdilik &#8220;yorgan gitti, kavga bitti&#8221; diyebiliriz. Ancak ne yazık ki sansür konusu hala ortalıkta tüm vehametiyle duruyor.</p>
<p>Halen emekleme döneminde olan bu nüfusu küçük sektörde, herkesin kuyruğunun birbirine değdiğinden olsa gerek; saimiyetten, dürüst ve içten diyaloglardan yoksunluk daha ne gibi trajikomik sonuçlara sebebiyet verir bilemiyorum ama, bu yaşanan son vaka bir ders niteliğinde olmalı hepimiz için. Önceleri sansür uygulayanların cehaleti, giderek artan dozda gülme krizlerine sebep olurken; şimdilerde önce kendi içimizden sanal krallar çıkartıp, sonra da onlara karşı sanal donkiştoluklar yaparak, hızla tam bir komedi unsuruna dönüştürüyoruz kendimizi. Olanlardan ders çıkarıp, silkinip kendimize gelmeli, &#8220;daha iyi nasıl?&#8221; diye kafa yormalı ve buna odaklanmalıyız.</p>
<p>Her zamanki gibi bol bol güldük ağlanacak halimize ama durum gerçekten vahim görünüyor. <a title="FriendFeed: adamin teki ölmüş, cehenneme gitmiş." href="http://friendfeed.com/e/b4d37522-675b-48f3-9ade-3fe726e3119d/adamin-teki-lm-cehenneme-gitmi-Bakm-her-kazanin/">Bugün konusu geçen bir fıkrada</a> olduğu gibi havanda su dövmeyelim. Burası Türk Cehennemi. İçinde kalmak veya burayı Türk Cenneti&#8217;ne dönüştürmek bizim elimizde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/10/sansur-komedisinde-son-perde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OpenDNS</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/03/opendns.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/03/opendns.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 19:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şirketler ve Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[dns]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/web/opendns/</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde ard arda gelen sansür kararları iyice kabak tadı vermeye başladı. Sırf bu yüzden YouTube videoları içeren bir yazıyı bir haftaya yakın bir süre bekletince iyice sıkıldım. Önce size OpenDNS&#8216;i ve artık bu sansür komedisinden nasıl kurtulacağını anlatayım, arkasından bahsi geçen yazıyı yayına alırız. Sansür durumlarından kurtulmak için yapmanzı gerek şey çok basit: halihazırdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde ard arda gelen sansür kararları iyice kabak tadı vermeye <a href="http://www.manhem.org/internet-kulturu/neydi-la-bu-sitenin-adi/" title="Manhem: Neydi La Bu Sitenin Adı?">başladı</a>. Sırf bu yüzden <a href="http://youtube.com/" title="YouTube">YouTube</a> videoları içeren bir yazıyı bir haftaya yakın bir süre bekletince iyice sıkıldım. Önce size <a href="http://www.opendns.com/" title="OpenDNS">OpenDNS</a>&#8216;i ve artık bu sansür komedisinden nasıl kurtulacağını anlatayım, arkasından bahsi geçen yazıyı yayına alırız.</p>
<p><span id="more-535"></span>Sansür durumlarından kurtulmak için yapmanzı gerek şey çok basit: halihazırdaki DNS sunucu adreslerinizi değiştirip OpenDNS sunucu  adreslerini kullanmak:</p>
<ul>
<li>208.67.222.222</li>
<li>208.67.220.220</li>
</ul>
<p>Kısaca açıklamak gerekirse: OpenDNS, bedava bir DNS servisi. Sadece sizi sansürcü DNS sunucularından kurtarmakla kalmıyor phising filtresi gibi faydalı atraksiyonları da var. Bilenlere kısa bir hatırlatma, bilmeyenlere de şimdiden hayırlı olsun.</p>
<p><strong>Edit:</strong> Sevgili <a href="http://www.tekmetokat.org/" title="Tekmetokat">Oky</a> ve <a href="http://netgunlugu.net/" title="Net Günlüğü">Avare</a> uyardı sağolsunlar. Ben proxy kullandığım için farketmemişim sanırım. Şimdi denedim, bilgisayardan yapılan OpenDNS ayarı yeterli olmuyor gerçekten. OpenDNS ayarlarını modemden yaparsak etkili olabilir diye düşünüyorum denemesem de henüz. Proxy kullananlar zaten etkilenmiyor bu durumdan. Bu durumda en kesin ve zahmetsiz çözüm free bir proxy kullanmak gibi duruyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/03/opendns.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neydi La Bu Sitenin Adı?</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/03/neydi-la-bu-sitenin-adi.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/03/neydi-la-bu-sitenin-adi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2008 18:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz melek]]></category>
		<category><![CDATA[imdb]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[mahsun kırmızıgül]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/internet-kulturu/neydi-la-bu-sitenin-adi/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de yaşamak demek dumur deryalarında yüzmek demek aynı zamanda. Ne de olsa üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz. Daha önce de komedi katsayısını aşan sansürleme vakalarıyla karşılaşmıştık ama bu defa kendimizi aştık doğrusu. Bildiğiniz gibi Internet&#8217;in en büyük film veritabanı IMDB&#8216;den filmler ile ilgili detaylı bilgiye erişebiliyorsunuz. Geçenlerde bu güzide mahkemelerimizden biri bu siteye &#8220;Erişim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de yaşamak demek <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dumur+deryasi" title="Ekşi Sözlük: dumur deryası">dumur deryaları</a>nda yüzmek demek aynı zamanda. Ne de olsa üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz. Daha önce de komedi katsayısını aşan sansürleme vakalarıyla <a href="http://www.manhem.org/internet-kulturu/sansurunu-sevdigimin-turkiyesi/" title="Manhem: Sansürünü Sevdiğimin Türkiyesi">karşılaşmıştık</a> ama bu defa kendimizi aştık doğrusu. Bildiğiniz gibi Internet&#8217;in en büyük film veritabanı <a href="http://www.imdb.com/" title="The Internet Movie Database (IMDB)">IMDB</a>&#8216;den filmler ile ilgili detaylı bilgiye erişebiliyorsunuz. Geçenlerde bu güzide mahkemelerimizden biri bu siteye &#8220;Erişim Engelleme Kararı&#8221; verdi. Ama haberi duyup da siteye girenler hala erişilebilir olduğunu gördüler. Sonradan anlaşıldı ki durum farklıymış.</p>
<p><span id="more-536"></span>Olaya dair bir çok komedi detayı var ama ben az ve öz üç madde sıralayacağım. Seçin bakalım: aşağıdakilerden hangisi sizce daha dumur edici?</p>
<ol>
<li>Komedi türkücü <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mahsun_K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1g%C3%BCl" title="Wikipedia: Mahsun Kırmızıgül">Mahsun Kırmızıgül</a>&#8216;ün efsane(!) filmi <a href="http://www.imdb.com/title/tt1064931/" title="IMDB: Beyaz Melek">Beyaz Melek</a> ile ilgili bilgiler içerdiği iddiasıyla IMDB&#8217;ye dava açması.</li>
<li>Mahkemenin&#8221;Erişim Engelleme&#8221; kararı alması.</li>
<li>IMDB.com yerine IMBD.com&#8217;un <a href="http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=20372" title="Turk.Internet: İnternetin En Büyük Film Veritabanı Yanlış Harf Sonucu Erişime Açık Kalmış">engellenmesi</a>, böylece IMDB&#8217;nin hala erişilebilir olması.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/03/neydi-la-bu-sitenin-adi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/03/bu-topraklardan-dunya-markasi-cikar-mi.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/03/bu-topraklardan-dunya-markasi-cikar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 20:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marketing]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/web/bu-topraklardan-dunya-markasi-cikar-mi/</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde kendimi iyice Erdener Abi gibi hissetmeye başladım. Artan yoğunluk/yorgunluk&#8217;tan dolayı dış dünya ile bağlantım koptu. Sorulan sorulara tek kelimelik cevaplar verir oldum. Sonuncusu da sevgili Uğur&#8216;a denk geldi. Geçenlerde Bildirgeç&#8216;te bir yazı yazmış. Sağolsun her zamanki gibi bana yolladı. MSN üzerinden link geldi; tıkladım, açtım. Yazının başlığına şöyle bir baktım, içeriğine göz attım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.manhem.org/wp-content/uploads/2008/03/erdenerabi.jpg" alt="Erdener Abi" align="left" />Son günlerde kendimi iyice <a title="Ekşi Sözlük: erdener abi" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=erdener+abi">Erdener Abi</a> gibi hissetmeye başladım. Artan yoğunluk/yorgunluk&#8217;tan dolayı dış dünya ile bağlantım koptu. Sorulan sorulara tek kelimelik cevaplar verir oldum. Sonuncusu da sevgili <a title="Life is 2 Short" href="http://wanadooo.blogspot.com/">Uğur</a>&#8216;a denk geldi. Geçenlerde <a title="Bildirgeç" href="http://www.bildirgec.org/">Bildirgeç</a>&#8216;te bir yazı <a title="Bildirgeç: Türkiye'den dünya çapında uygulamalar çıkar mı?" href="http://www.bildirgec.org/yazi/turkiye-den-dunya-capinda-uygulamalar"><span id="node-66468" class="tut">yazmış</span></a><span id="node-66468" class="tut">.</span><span id="node-66468" class="tut"> Sağolsun her zamanki gibi bana yolladı. <a title="Windows Live Messenger" href="http://get.live.com/messenger/">MSN</a> üzerinden link geldi; tıkladım, açtım. Yazının başlığına şöyle bir baktım, içeriğine göz attım ve tek kelimelik bir cevap verdim: <strong>Çıkmaz</strong>.</span></p>
<p><span id="more-531"></span> Bu konu aslında pazarlama dünyasının, son bir kaç senedir de bizim sektörün tartışmalarındaki önemli bir gündem maddesi. Hatta bir zamanlar kitabı bile (yer yer sposnsor koksa da keyifli ve iyi bir çalışmaydı) <a title="Idefix: Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı? Marka Olmanın ABC'si" href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=EGIYCMD4ZT2TKO1IBUAL">yazılmıştı</a>. Sevgili Uğur&#8217;un yazısı da bir hayli tartışma yaratmış görünüyor. &#8220;Neden çıkamayacağı&#8221;na dair sebepler sıralayanlardan, desteksizliklikten yakınanlara, &#8220;Çıkar, niye çıkmasıncılar ki?&#8221;lerden, &#8220;Önümüzdeki 10 yıl içinde bak gör neler olacak?&#8221; diyenlere, yazının vasatlığından dem vuranlardan, kişisel tartışmaya girenlere dek bir çok kişi ahkam kesmiş yazının altında.</p>
<p>Ufuğun verdiği gerçek hayat örneklerine de ne yazık ki katılmıyorum. Bırakın web dünyasını, reel sektörlerde de bir dünya markamızın olduğunu düşünmüyorum(Beko diyenler lütfen terketsin hemen siteyi). Uzun zaman önce konuyu defalarca derinlemesine tartışmış, sebepler ve sonuçalara dair bir çok şey söylemiş ve dinlemiş biri olarak iyice sıkıldım bu argümanlardan. Artık konuyu duyduğumda bile midem bulanıyor. Belki de o yüzden tek kelimelik bir cevap verdim.</p>
<p>Sebeplerine dair bir liste yapsak emin olun sayfalar yetmez burada. Ama hiç kalkışamayacağım bunu yapmaya. Zira dedim ya sıkıldım bu konudan, kusura bakmayın. Birçok ümitvar arkadaşımın aksine ben bu konuda kötümserim. Neden çıkmayacağına dair ille de sebep isteyenlere aslında tüm sayacaklarımın en önemli iki maddesini yazayım ve artık ilelebet bu konuya dönmeyelim:</p>
<p>Ne zamana kadar bu topraklardan dünya markası çıkmaz?</p>
<p>1- Tüketen değil üreten bir toplum olmadıkça<br />
2- Herkes kendi bildiği işi yapmadıkça</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/03/bu-topraklardan-dunya-markasi-cikar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mynet Atağı</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/12/mynet-atagi.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/12/mynet-atagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2007 11:58:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şirketler ve Ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=517</guid>
		<description><![CDATA[Yılın son çeyreğinde Türk Internet ve bilişim dünyası için oldukça hareketli günler yaşadık. Sektör açısından oldukça güzel ve heyecan verici haberlere her gün yenisi ekleniyor. Son birkaç haberde ağırlığı Mynet&#8216;in alması dikkat çekici. Önce teknoloji yayıncılığının devi CNET.com&#8217;un Mynet ile lisans anlaşması yaptığı ve Türkiye pazarına geleceği duyuruldu. Internet dünyasının devlerinin Türkiye pazarına ilgi göstermesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yılın son çeyreğinde Türk Internet ve bilişim dünyası için oldukça hareketli günler yaşadık. Sektör açısından oldukça güzel ve heyecan verici <a href="http://www.manhem.org/sirketler-urunler/blograzzi-ve-technorati-isbirligi/" title="Manhem: Blograzzi ve Technorati İşbirliği">haberlere</a> her gün yenisi ekleniyor. Son birkaç haberde ağırlığı <a href="http://www.mynet.com" title="Mynet">Mynet</a>&#8216;in alması dikkat çekici. Önce teknoloji yayıncılığının devi CNET.com&#8217;un Mynet ile lisans anlaşması yaptığı ve Türkiye pazarına geleceği duyuruldu. Internet dünyasının devlerinin Türkiye pazarına ilgi göstermesi açısından hayli önemli bir gelişme olan bu habere çok sevindim.</p>
<p><span id="more-517"></span>Akabinde Mynet&#8217;in Yonja&#8217;nın %50&#8242;sine ortak olduğu <a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2007/12/16/haber,01662405AD65455FAC4DABD0260C09FE.html" title="Sabah Gazetesi:  Mynet, Yonja'nın iki yaprağına 15 milyon $'a ortak oldu">haberi</a> geldi. Mynet <a href="http://eksenim.mynet.com/" title="Mynet - Eksenim">eksenim</a> gibi bir projeye büyük bir yatırım yapmışken hangi stratejiyi düşünerek böyle bir girişim yaptı bilemiyoruz ama bu gelişmenin de seköre hareketlilik katacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Bir de <a href="http://www.doganholding.com.tr/" title="Doğan Holding">Doğan Grubu</a>&#8216;nun <a href="http://www.teknolojitelevizyonu.com/" title="Technology Channel">Technology Channel</a>&#8216;ı satın alması var tabii. Önümüzdeki günlerde yabancı yatırımcının büyüyüyen sektöre daha fazla yatırım yapmasını bekliyorum. Bu da Türk Internet camiası açısından yeni projelerin hayata geçmesi ve büyümeyi tetiklemesi anlamına geliyor. 2008, sektör açısından heyecan verici bir yıl olacak gibi. Ne dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/12/mynet-atagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Internet&#8217;te Şeref</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Dec 2007 15:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[ali saydam]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Internet&#8217;in ilk yıllarında bu yeni dünyanın tanıtımı ve kitleler tarafından bilinirliğinin artması için The Net adlı bir film yapılmıştı (Türkçe adı: Internet&#8217;te Av). Film gişede pek başarılı olmasa da medyada ilgi görmüş, öyküsü nedeniyle de Internet&#8217;in daha ilk günlerden insanların yüreğine korku salması sağlanmıştı. Filmden yola çıkarak birbiri ardına şöyle başlıklar ve akabinde de çılgınca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Internet&#8217;in ilk yıllarında bu yeni dünyanın tanıtımı ve kitleler tarafından bilinirliğinin artması için <a href="http://www.imdb.com/title/tt0113957/" title="IMDB: The Net">The Net</a> adlı bir film yapılmıştı (Türkçe adı: <a href="http://www.sinema.com/film/3867" title="Sinema.com: Internette Av">Internet&#8217;te Av</a>). Film gişede pek başarılı olmasa da medyada ilgi görmüş, öyküsü nedeniyle de Internet&#8217;in daha ilk günlerden insanların yüreğine korku salması sağlanmıştı. Filmden yola çıkarak birbiri ardına şöyle başlıklar ve akabinde de çılgınca yorumlar gelmişti: &#8220;Internet&#8217;te av&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te sörf&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te seks&#8221;, Internet&#8217;te aşk&#8221;, Internet&#8217;te şiddet&#8221;, &#8220;Internet&#8217;te&#8230;&#8221;</p>
<p>İşte bu &#8220;çocukluk travması&#8221;nı bir türlü atlatamayan geleneksel mecraların yazarları; günden güne gelişerek büyüyen bu yeni medyayı önceleri küçümsediler, sonraları şaşırdılar, sonra sömürmeye ve tüketmeye, nihayet de  kötülemeye başladılar. Zaman içinde bünyelerinde istihdam ettikleri bilişimci yazarların da -birkaç istisna dışında- konuya neredeyse onları aratacak derece de bihaber kalmaları yaşanan komediye şiddeti de ekler duruma geldi.</p>
<p>Web sektörünün hızla büyüdüğü ve umut verici gelişmelerin yaşandığı son bir kaç yıldır da yılmadan, ısrarla Internet&#8217;e karşı bir linç kampanyası sürüyor. Komplocular mı ararsınız, tu-kakacılar mı, düzeysizlikten dem vuran elitler(!) mi?.. Hakaretin bini bir para, bazı yazıları görünce yazarının psikolojisinde ciddi sorunlar olduğunu düşünüyorum. Hastalıklı ve hayli sıkıcı bir film izlemeye başladık anlayacağınız. Bunun son örneğini <a href="http://www.medyatava.com/haber.asp?id=29804" title="Medyatava: ALİ SAYDAM OLAYI... BİR TRANSFERİN PERDE ARKASI... ">sabık PR&#8217;cılarımızdan</a> Ali Saydam&#8217;ın Akşam&#8217;daki köşesinde <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=100987,10,152" title="Akşam:  Benim ‘blog’um da yok Facebook üyeliğim de!">görüyoruz</a>:</p>
<p><span id="more-516"></span></p>
<blockquote><p> Benim e-şerefsiz dediğim, adını, adresini, kimliğini gizleyerek etrafındakileri hiçbir mesnete dayanmadan boklamayı şizoid bir zevk ve/veya çıkar unsuru haline getirmiş manyaklar ortada dolanıyor.</p></blockquote>
<p>Siz bu satırlarda ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben teknolojiye ayak uyduramamış bir iletişimcinin geçirdiği hafakanlar nedeniyle bozuk bir ruh halinde olduğunu görüyorum. Nasıl mı? Hadi yazıyı okumaya devam edelim:</p>
<blockquote><p> <strong>Bugüne kadar çevremde web sitesi ile blog arasındaki ciddi farkları bana bir çırpıda anlatacak çıkmadı. </strong>Her ne kadar ‘ölçmüyorsan yapma ya da söyleme’ ilkesini şiar edinsem de ölçmeden bir tespit yapmaktan kendimi alamıyorum: <strong>İnternet ortamında pozitif mesajlar ilgi görmüyor ve kulaktan kulağa yayılmıyor</strong>. Durum negatif mesajlar için farklı. Benim, zekâmdan çok tombilliğimden söz ediliyor olması bundandır… Yani <strong>blogları kullanarak kurumsal ya da bireysel iletişimin yönetilebileceğini iddia eden ‘trendy’ arkadaşlara da inanmıyorum</strong>; ürünleri bu yolla pazarlayacağını ileri süren iletişim ‘sihirbazlarına’ da…</p></blockquote>
<p>Yazısında yaptığı &#8220;Herhangi bir iletişim aracı güvenini yitirdi mi etkisini de yitiriyor&#8230;&#8221; tespitini bizzat yaşıyor olsa gerek. Yazıyı yazarken ağzında köpükler saçıyormuydu diye meraklanıyorum. Zira ilerleyen satırlarda işi abartıp kelle istiyor:</p>
<blockquote><p>Çok yakında bu internet anarşisine birileri dur diyecek mutlaka&#8230;</p></blockquote>
<p>Buraya kadar anlıyoruz ki ortada Internet adında bir sorun var. Peki bu sorunun çözümü nedir? İşte Ali bey&#8217;in çözümü:</p>
<blockquote><p>Sonuç: Ben internet ortamının, yeri yurdu belli, etkileşimli web siteleri ve ciddi CRM programlarına dayalı yapılar hariç, rüştünü kazanıp haysiyetli ve itibarlı bir iletişim aracı haline gelene kadar etkisinin fazla ciddiye alınmaması gerektiğini düşünüyorum.</p></blockquote>
<p>Kendisinin <em>yeri yurdu belli</em>, <em>etkileşimli</em>(!), ve ciddi <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Customer_relationship_management" title="Wikipedia: Customer Relationship Management">CRM</a> </em><em>programlarına dayalı</em> (Biz mi yanlış biliyoruz yoksa artık web sitelerinin hepsi ticarethane, biz de web sitelerinin müşterileri mi olduk?) web köşesinden fışkıran bu bozuk ruh hali, cehaletle birleşince ortaya inanılmaz bir görüntü çıkıyor. Yazıyı ciddiye alıp; gayet edepli, düzeyli ve güvenilir(!) iddialarına tek tek cevap vermeyi inanın çok isterdim. Ancak, hangi parçasından tutsanız orası elinizde kalan bu yazıya daha fazla vakit ayırmak yerine durumdan ve kendisinden aldığımız <em>derslerden</em> çıkardığımız sonuçları belirtmekle yetinelim:</p>
<ol>
<li>Web sitenizin yeri yurdu mutlaka belli olmalı. Yani elle tutulur, gözle görülür bir mekan, daire, ofis vb. bir yere ihtiyacınız var. Internet&#8217;i ne kadar <em>eski düzen</em>e uydurursak o kadar kolay ele geçirir ve yok ederiz değil mi?</li>
<li>Sitenizin etkileşimli olması şarttır. O yüzden <a href="http://google.com/" title="Google">Google</a>, <a href="http://www.facebook.com/" title="Facebook">Facebook</a> gibi düzeysiz ve itibarsız yerler yerine <a href="http://www.aksam.com.tr/" title="Akşam Gazetesi">Akşam Gazetesi </a>gibi güzide medya kuruluşlarımızın kendilerine veya web sitelerine odaklanmaya özen göstermeliyiz.</li>
<li>Şu an okuduğunuz siteyi de asla ciddiye almamanız gereklidir. Zira ben burada hiçbir CRM yazılımı kullanmıyorum.</li>
<li>Ve evet! Bir gün birileri Internet&#8217;e bir dur diyecek ve hepimiz ölüp, Internet&#8217;in karanlık dehlizlerinde yok olacağız.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/12/internette-seref.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Temiz İnternet Kampanyası</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/04/temiz-internet-kampanyasi.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/04/temiz-internet-kampanyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2007 08:54:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sabah gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Efendim &#8220;temiz&#8221; medyamızın &#8220;en temiz&#8221; gazetelerinden Sabah, &#8220;Temiz Internet Kampanyası&#8221; başlatmış. Son dönemde Internet üzerinden yapılan dolandırıcılık, çocuk pornosu, spam ve hack çeteleri haberleriyle Türkiye&#8217;de Internet&#8217;e bakışın olumsuz etkilendiği bir gerçek. Internet&#8217;teki sahtekarlık girişimleri yeni bir şey değil. Ancak bizde herşey sonradan keşfedildiği için Internet kullanımın yaygınlaşmasıyla bu gibi münferit olayların çoğalması da gayet doğal. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim &#8220;temiz&#8221; medyamızın &#8220;en temiz&#8221; gazetelerinden <a href="http://www.sabah.com.tr" title="Sabah Gazetesi">Sabah</a>, &#8220;Temiz Internet Kampanyası&#8221; <a href="http://www.sabah.com.tr/ozel/temiz3571/dosya_3571.html" title="Sabah Gazetesi - Dosyalar:  Temiz İnternet Kampanyası">başlatmış</a>. Son dönemde Internet üzerinden yapılan dolandırıcılık, çocuk pornosu, spam ve hack çeteleri haberleriyle Türkiye&#8217;de Internet&#8217;e bakışın olumsuz etkilendiği bir gerçek. Internet&#8217;teki sahtekarlık girişimleri yeni bir şey değil. Ancak bizde herşey sonradan keşfedildiği için Internet kullanımın yaygınlaşmasıyla bu gibi münferit olayların çoğalması da gayet doğal. Yine de Inernet&#8217;in &#8220;kirli&#8221;, &#8220;kötü&#8221;, &#8220;pis&#8221;, &#8220;öcü&#8221; veya &#8220;boş bir eğlencelik&#8221; olarak nitelendirilmesinin ve imajının zedelenmesinin bütün sorumlusu Internet kullanıcıları mıdır?</p>
<p><span id="more-493"></span>Daha fazla&#8230; Acaba bunda kendi de fazla bilgilenmeden kamuoyuna hasatlıklı ve yanlış haberlerle yayınlar yapan &#8220;temiz&#8221; medyamızın hiç katkısı yok mudur? Internet&#8217;in faydaları ve yenilikçi gücünü daha yeni yeni keşfedip, geleneksel medya mecralarının tehlikeli bir rakibi olarak gören, hakkında komplo teorilerinden tutun da kullanıcılarından, bağımsız yazarlarına, e-ticaret ortamlarından, sanal topluluklara hatta bloglara dek hakarete varan ifadeler kullanıp bunları &#8220;öcüleştiren&#8221; haber ve yorumların bu durumda payı yok mudur?</p>
<p>Yanılıyorsunuz sevgili okurlar. Geleneksel medyada herşey son derece &#8220;temiz&#8221;. Bütün TV, gazete, radyo ve dergiler son derece &#8220;temiz&#8221; içeriklerle yayın yapıyor, ilkeli, doğru ve tarafsız haberler veriyor, hepsi bilgilendirici ve toplumsal bilinci yükselten yayınlarla dopdolu, eski kapıdan pazarlama kisvesindekiler yerine pazarlama kanalları ve programlarıyla milyonlar dolandırılmıyor. Zaten bu kadar iyi niyetli gözüken bir kampanyayı da önce Internet&#8217;i &#8220;pislik yuvası&#8221; ilan edip, sonra temizlemeye kalmak yine ancak bu &#8220;temiz&#8221; medyamızın ürünü olabilir. Bir tek &#8220;temiz&#8221; olmayan bizler kaldık. Şimdi tıpkı kendilerini olduğu gibi Internet&#8217;i de &#8220;temizlemeye&#8221; geliyorlar. Yol açın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/04/temiz-internet-kampanyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Internet&#8217;te Marka Oluşturmak &#8211; 2: Markanıza İsim Vermek</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/01/internette-marka-olusturmak-2-markaniza-isim-vermek.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/01/internette-marka-olusturmak-2-markaniza-isim-vermek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jan 2007 22:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marketing]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Internet&#8217;te Marka Oluşturmak adlı serimizin ikinci bölümünde herkesin uzunca zamandır merakla beklediği konuya değineceğiz: markamıza isim vermeye. Birinci bölümde, hatırlayacağınız gibi sizden bir seçim yapmanızı istemiştim. Alışılagelmişin dışında birtakım tavisyelerde bulunmam bazılarınızı şaşırttı. Eğer hala okumadıysanız, bu bölümden önce lütfen ilk bölümü okuyun ve seçiminizi yapın. Eğer sizin için internet bir &#8220;medya ve iletişim ortamı&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Internet&#8217;te Marka Oluşturmak adlı serimizin ikinci bölümünde herkesin uzunca zamandır merakla beklediği konuya değineceğiz: markamıza isim vermeye. <a title="Yazı: Internet’te Marka Oluşturmak -1: Seçiminizi Yapın" href="http://manhem.org/emarketing/internette-marka-olusturmak-1-seciminizi-yapin/">Birinci bölümde</a>, hatırlayacağınız gibi sizden bir seçim yapmanızı istemiştim. Alışılagelmişin dışında birtakım tavisyelerde bulunmam bazılarınızı şaşırttı. Eğer hala okumadıysanız, bu bölümden önce lütfen ilk bölümü okuyun ve seçiminizi yapın. Eğer sizin için internet bir &#8220;medya ve iletişim ortamı&#8221; ise bu bölümü es geçebilirsiniz. Internetin kendileri için &#8220;iş ortamı&#8221; olduğunu düşünenler ise bu bölümü iyi okumalılar.</p>
<p>Bu bölümde markamıza isim seçerken söyleyeceklerim şu ana kadar aklınızda oluşan fikirlere ters düşebilir. Ancak ne yazık ki bugün Internet projelerine seçilen isimlerle ilgili bir çok yanlış klişe ve akıllarda yerleşmiş yanlış kalıplar var. Öncelikle bunları aşmamız gerekiyor.</p>
<p><span id="more-486"></span>Markamızı oluştururken almamız gereken en önemli karar ona hangi adı vereceğimizdir. Klasik pazarlama ortamında yani gerçek hayatta isim oldukça önemliydi. Internet ortamında ise isim artık kritik bir konu olmuştur. Bunun birçok nedeni var. Burada bunları uzun uzadıya anlatmak niyetinde değilim. Zira konumuz farklı. Sadece şunu hatırlatayım: klasik pazarlama ortamında görsel unsurlar markayı tanımlayan etkenlerdi (ambalaj, logo, mağazalar, şubeler ve diğer tamamlayıcı unsurlar). Internet ortamında ise bunlar yok. Bir web sitesine bağlanmak için sadece kelime(ler)den oluşan bir adres yazıyorsunuz.</p>
<p>İsim bu kadar önemli olmasına rağmen bir çok internet markasının -hem de oldukça büyük sermayeli kuruluşlar- isimlerinin berbat olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Pek mantıklı gelmedi mi? Pekala öyleyse birkaç büyük Internet markası adı sayayım: Advertising.com, Buy.com, Desktop.com, Flower.com, Gifts.com, Mail.com, Office.com, Postcard.com, Sales.com, Women.com. Tanıdık geldiler mi? Hayır mı? Oysa ki hepsi çok güzel domain adları değil mi? Boşta olsa kesinlikle kaçırmayacağınız adlar&#8230; Keşke size katılabilseydim. Ama ne yazık ki az önce de test ettiğimiz gibi, arkasında milyonlarca dolarlık yatırım olduğu halde hepsi de kötü markalar. Peki ortak noktaları nedir sizce? Durun ben tahmin edeyim: hepside <strong>cins</strong> veya <strong>jenerik</strong> isimler.</p>
<p>Cins veya jenerik isim, canlı veya cansız varlıkların herhangi bir grubuna işaret eden isimlerdir. Örneğin mobilya bir cins isimdir. Pekala Mobilya.com güzel bir marka adıdır diyebilir miyiz? İşte standart yanlış kalıplar ve benim itirazım burada başlıyor. Genel kanının aksine jenerik isimler bir marka -özellikle de Internet markası için- hiç de iyi değildir. Bu çocuğunuza &#8220;insan&#8221; diye isim koymaya benzer. Tıpkı insanlar gibi markalarda isimleri ile anılır. BMW marka araba kullanan biri &#8220;Araba kullanıyorum&#8221; demez, &#8220;BMW kullanıyorum&#8221; der. Hal böyleyken neden markanıza cins isim veresiniz ki?<br />
Pekala yukarıda saydığım örnekler, cins isimlerin ne kadar başarısız olduğunu göstermesine rağmen, neden hala bu konuda bir ısrar var? Mantıklı açıklamasını yapınca sizde bana katılmanıza rağmen hala niye yukarıdaki listeye dönüp baktığınızda iştahınız kabarıyor? &#8220;Ama bu Internet ortamı&#8230; Tabii ki farklı.&#8221; diyenlere soruyorum: Konu marka adları olunca da gerçekten farklı mıdır?</p>
<p>Internet&#8217;in ilk yıllarında bir çok firmanın cins isimle bu ortama giriş yapması, sonrasında da hep aynı alışkanlığı devam ettirmeye çalışan büyük bir kitle oluşturdu. Zira ilk zamanlar internetin kendisi bir dükkan gibiydi. Ne bulmak isterseniz adres satırına onu yazıyordunuz. Ne de olsa sitenin neyle ilgili olduğunu iletmenin en kolay yolu isminin cins isim olmasıydı.  Ne yazık ki bu ancak iki hafta kadar sürdü. Hala o ilk iki haftadaki avantajları kullanmak istiyorsanız yanılıyorsunuz. İnanmak zor geliyor biliyorum ama buyrun beraberce bakalım aşağıdaki tabloya:</p>
<ul>
<li>Arama motoru lideri search.com&#8217;mu  Google&#8217;mı?</li>
<li>Lider açık arttırma sitesinin adı Auction.com&#8217;mu eBay&#8217;mı?</li>
<li>Lider kitap satış sitesinin adı Books.com&#8217;mu Amazon&#8217;mu?</li>
</ul>
<p>Liste uzar gider. Hatta Türkiye için de benzer örnekler erebiliriz. Hal böyleyken hala yanlışta ısrar etmenin bir anlamı yoktur. &#8220;Pekala neden?&#8221; sorusunun birçok cevabı var ama özünde hep yukarıdaki nedene dayanıyor: Interneti hala ik günlerdeki gibi bakkal dükkanı sanmaya&#8230; Henüz Internet bir kaç yıldır kullanımda olduğundan dolayı şirketler bu eski günlerin düşünce yapısını terketmekte zorlanıyorlar. Birçoğuna göre hala cins isim kullanmak en uygun yaklaşım. Yeniler de sürü psikolojisi ile aynı yoldan gitmeye çalışıyorlar. Gerçeği kabul edelim: çoğu şirketin cins isim kullanması, sizin için de en uygun stratejinin bu olduğu anlamına gelmez. Yukarıda üç kategoride örnek verdim ama bunları çok sayıda örneklle çoğaltabiliriz.</p>
<p>Cins isim vermekle alacağınız en büyük yük; müşterilerin aklında kalabilmek için sürekli bolca harcama yapmak olacaktır. Tabii ki birçoğu da boşa gidecek. Pekiyi bu isimlerden hiçbiri başarılı olmaz mı? Elbette olur. Kolsuzların yaşadığı bir ülkede tek kollunun kral olması gibi&#8230; Her yer cins isim kaynıyor diye kimse Internet kullanmaktan vazgeçmez. Ancak &#8220;marka&#8221; olamazsınız. Marka kelimesinin özünde insanların zihninde yer edinmek yatar. Ve insanların zihninde cins isimler sadece bir kategoriyi temsil eder, tek başına bir siteyi değil.<br />
Böyle bir ada sahip olduğunuzda karşınıza çıkacak başka bir sorunda sizin gibi düşünen rakipler olacaktır. Internette eBook.com gibi harika(!) adı olan bir kitapçımız olduğunu düşünelim. Rakiplerinizin piyasaya fırlayıp benzer isimler üzerinde çalışmalarına bir bakın: e-book.com, ibook.com, ibooks.com, ebooks.com, book.com, books.com, bookstore.com, ebookstore.com, ibookstore.com&#8230;. Bu liste uzar gider. Doğal olarak size benzeyen tüm isimleri tescil etmeniz veya bu rakiplerle uğraşmanız gerekecek.</p>
<p>Son olarak size soruyorum: Son yüzyıl içinde bana başarılı bir cins isim markası söyleyin. Aklınıza çok marka gelmedi değil mi? Başarılı olmak için marka adınızı insanların zihninde konumlandırmalı ve olumlu bir nitelikle bağdaştırmalısınız. Bunun içinde cins veya jenerik değil <strong>özel isimler </strong>seçmelisiniz. Bir cins isim seçmeniz ne yazık ki bu iki temel noktada başarısız olmanızı sağlayacaktır. Nedeni çok basit: Birincisi muhtemel müşteriniz site adıyla kategori adı arasında bir ayrım yapamayacak, ikincisi ise isimle spesifik bir nedeni bağdaştıramayacaksınız, çünkü kullandığınız isim bir genel isimdir.</p>
<p>Konu uzadı, diğer önemli detaylara yer kalmadı. Ama çok önemli bir şey öğrendik: asla cins isim kullanmayacağız, özel isimler seçeceğiz. Özel isimlerin nasıl belirleneceğine de bir sonraki makalemizde bakalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/01/internette-marka-olusturmak-2-markaniza-isim-vermek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Internet’te Marka Oluşturmak &#8211; 1: Seçiminizi Yapın</title>
		<link>http://www.manhem.org/2006/11/internette-marka-olusturmak-1-seciminizi-yapin.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2006/11/internette-marka-olusturmak-1-seciminizi-yapin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2006 09:21:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marketing]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=484</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki yazılarımızda bir e-ticaret uygulaması için önemli stratejileri anlatmış, projenizin markalama çalışmaları ile ilgili püf noktaları anlatmaya çalışmıştık. Şimdi bir adım daha ileri gidip, Internet’te kendi markamızı oluşturmaya çalışacağız. Bu uzun ve sabır gerektiren yolda ne gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuza bakalım önce. Yola çıkmadan önce bir takım sorulara rahatlıkla cevap veriyor olmamız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceki yazılarımızda bir e-ticaret uygulaması için önemli stratejileri anlatmış, projenizin markalama çalışmaları ile ilgili püf noktaları anlatmaya çalışmıştık. Şimdi bir adım daha ileri gidip, Internet’te kendi markamızı oluşturmaya çalışacağız. Bu uzun ve sabır gerektiren yolda ne gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuza bakalım önce. Yola çıkmadan önce bir takım sorulara rahatlıkla cevap veriyor olmamız gerekiyor.</p>
<p><span id="more-484"></span>İşinizi Internet’e taşımak istiyorsanız önce bazı konularda kesin karar vemeniz gerekiyor. Bu noktada soracağınız en temel soru şu: “Internet benim için neyi ifade ediyor?”. Internet bir iletişim aracı, bilgi kaynağı, eğlence ortamı veya tüketicilere ulaşmak için bir araç mıdır? Evet Internet bunların hepsidir ama sizi için Internet bu değildir. Önce bu noktada anlaşalım: Sizin için Internet; bir “iş ortamıdır”.</p>
<p>Markanızın adını bir web sitesine koymak, onu bir Internet markası haline getirmez. Eğer bir Internet markası oluşturmak istiyorsanız Internet’i iş ortamı olarak görmek ve araç değil, fırsat olarak değerlendirmelisiniz. Internet, temiz bir zemine sahip olan ve tüketicilerin zihninde yeni kategoriler oluşturabilenler için sonsuz fırsatların bulunduğu bütünüyle yeni bir iş ortamıdır. Gerçek dünyadaki iş ortamıyla Internet’teki iş ortamı tamamen farklıdır ve buna hazırlıklı olmanız gerekir. Bu nedenle Internet’te iş yapmak istiyorsanız gerçek dünyadaki markanızı bir kenara bırakın. Sizi hala ikna edemediysem aşağıdaki listeye bir bakın:</p>
<p>- Internet’in en başarılı enformasyon sitesini yapanlar <a href="http://cnn.com/" title="CNN">CNN</a>, <a href="http://nbc.com/" title="NBC">NBC</a>, <a href="http://nytimes.com/" title="New York Times">New York Times</a>, <a href="http://time.com/" title="Time">Time</a> veya <a href="http://newsweek.com/" title="Newsweek">Newsweek</a> değil, <a href="http://yahoo.com/" title="Yahoo!">Yahoo!</a>‘dur.<br />
- Internet’teki en başarılı kitap evini yapanlar <a href="http://barnesandnoble.com/" title="Barners &amp; Noble">Barnes &amp; Noble</a>, <a href="http://waldenbooks.com/" title="Waldenbooks">Waldenbooks</a> veya <a href="http://oreilly.com/" title="O'reilly">O’reilly</a> değil, <a href="http://amazon.com/" title="Amazon">Amazon</a>‘dur.<br />
- Internet’teki en başarılı açık arttırma sitesini yapanlar <a href="http://sothebys.com/" title="Sotheby's">Sotheby’s</a> veya bildiğiniz müzayede şirketleri değil, <a href="http://ebay.com/" title="eBay">eBay</a>‘dir.<br />
- En başarılı Internet hizmet sağlayıcısı <a href="http://att.com/" title="AT&amp;T">AT&amp;T</a>, <a href="http://cisco.com/" title="Cisco">Cisco</a> veya <a href="http://microsoft.com/" title="Microsoft">Microsoft</a> değil <a href="http://aol.com/" title="America Online">America Online</a>‘dır.</p>
<p>Bu hatanın tam tersine düşüp de Internet’in klasik ticari usüllerin yerine geçeceğine inanan hayalperestlerden de olabilirsiniz. Bu kadar gözünüzde büyütmeye gerek yok. Hiçbir yeni medya bunu başaramadı. Televizyon, Radyo’nun, Radyo dergilerin, dergilerde gazetelerin yerine geçemediği gibi Internet’te klasik ticari usüllerin yerine geçmeyecek. Dolayısyla Internet’i ne gözünüzde fazla büyütün ne de azımsayın. Bunlar yapacağınız en büyük hata olur. Onu sadece pazarlama faaliyetlerinizi gerçekleştirmenin bir yolu olarak düşünün. Markanızı bir gerçek dünya markası olduğu kadar bir Internet markası haline de getirmeye çalıştığınız zaman onu parçalamış olursunuz. Herkes için herşey anlamına gelecek bir marka olmaz. Buna rağmen bir çok “Internet Uzmanı” size bunu tavsiye eder. Çalıştığım şirkettekiler dahil <img src='http://www.manhem.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p>Pek çok marka sahibi bu yanlış stratejiyi izler. Mevcut markalarını Internet’e taşır ve mucizenin gerçekleşmesini beklerler. İşte bu nedenle <a href="http://levi.com/" title="Levi">Levi.com</a>, <a href="http://ford.com/" title="Ford">Ford.com</a>, <a href="http://barbie.com/" title="Barbie">Barbie.com</a>, <a href="http://gm.com/" title="General Motors">GM.com</a>, <a href="http://dockers.com/" title="Dockers">Dockers.com</a>, <a href="http://daimlerchrysler.com/" title="Daimler Chrysler">Daimlerchrysler.com</a> gibi siteler oluşmuştur. Internet dışındaki marka aşinalığı, Internet’e bir ilgi gösterilmesini teşvik eder mi? Size istediğiniz cevabı verebilmek isterdim ama ne yazık ki bu sorunun cevabı “Hayır”. Dikkat ederseniz Internet dışı ortamdaki en popüler markaların Internet’te neredeyse hiçbir anlamı yoktur.</p>
<p>Eğer kararınızı verdiyseniz ve Internet sizin için bir iş ortamı olacaksa, sıfırdan başlamanız gerekecektir. Bütünüyle yepyeni bir çalışma tarzı geliştirmeniz ve (hepsinden önemlisi) bütünüyle yepyeni bir isim oluşturmanız gerekecektir. İsminizi hem gerçek mağazınıza hem de web sitenize koymanız ciddi bir hatadır. Yok eğer sizin için Internet bir medya ve iletişim ortamı olacaksa o zaman mevcut marka adınızı kullanabilirsiniz. Bu durumda Internet, mevcut medyayı tamamlayan veya yerine geçen bir unsur olacaktır. Müşterilerin tarihi geçmiş katalog veya broşürleri karıştırmasını beklemektense güncel bilgileri interaktif ve hiyerarşik bir yapıda sunabileceğiniz iyi tasarlanmış bir web sitesi size daha yararlı olacaktır.</p>
<p>Eğer kararınızı verdiyseniz artık başlayabilirsiniz. Oluşturacağımız Internet markamız için ilk ve en önemli adımımız: Markanıza isim vermek olacak. Bu hayati öneme sahip konuyu ise bir sonraki bölümde ele alacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2006/11/internette-marka-olusturmak-1-seciminizi-yapin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-Ticaret Uygulamaları İçin Markalaşma Stratejileri</title>
		<link>http://www.manhem.org/2006/11/eticaret-uygulamalari-icin-markalasma-stratejileri.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2006/11/eticaret-uygulamalari-icin-markalasma-stratejileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Nov 2006 09:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-Business]]></category>
		<category><![CDATA[e-Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[marketing]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki yazımızda bir e-ticaret uygulamasını yaparken dikkat etmeniz gereken genelde teknik ağırlıklı bir çok önemli kriterden bahsetmiş ve markalamanın önemine değinerek, bunun bir başka makalemizin konusu olduğunu söylemiştim. Bu makalemizde e-ticaret uygulamalarının en az teknik kısımları kadar önemli olduğunu düşündüğüm markalama ve pazarlama stratejilerinden bahsetmek istiyorum. Marka Tanımı Öncelikle “Marka” tanımını yapalım. İnsanların bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki yazımızda bir e-ticaret uygulamasını yaparken dikkat etmeniz gereken genelde teknik ağırlıklı bir çok önemli kriterden <a href="http://manhem.org/ebusiness/elektronik-ticaret-icin-onemli-stratejiler/" title="Yazı: Elektronik Ticaret İçin Önemli Stratejiler">bahsetmiş</a> ve markalamanın önemine değinerek, bunun bir başka makalemizin konusu olduğunu söylemiştim. Bu makalemizde e-ticaret uygulamalarının en az teknik kısımları kadar önemli olduğunu düşündüğüm markalama ve pazarlama stratejilerinden bahsetmek istiyorum.</p>
<p><span id="more-483"></span><strong>Marka Tanımı</strong></p>
<p>Öncelikle “Marka” tanımını yapalım. İnsanların bir çoğu markayı, müşterilerin bir ürün, hizmet, ticari ünvan veya imajla ilgili bir fikir ürünü olarak tanımlar. Bunun yanında markayı diğer popüler birkaç ifadeyle değerlendirirsek: tahmin edilen sonuçlar ve kullanım sağlayacak güvenilen ve inanılan bir ürün veya hizmet, ideali veya istenen tatmin düzeyini temsil eden değer, müşterilerin kalbinde ve zihninde oluşturduğu bir yaşam biçimi, ekonomik bir varlık vs. Bütün bunlar marka adı verilen çok yönlü fakat tek bir kavramı anlatır.</p>
<p>Ancak bu geleneksel yaklaşımlar bizim için en önemli hususu göz ardı eder: Alıcı-Satıcı ilişkisi. Bu iki aktör; koşulları, görüş açıları, beklenti ve ihtiyaçları farklı olsa da bu yönlerden direk marka ile ilintilidir. Bir e-ticaret projesi oluştururken marka tanımımızı bu konu üzerine odaklamalıyız.</p>
<p>Geleneksel yaklaşımlar Internet ortamında artık tarihe karışmıştır. “Benim müşterim benden sadece kitap ister. Benimle ya da şirketimle ilgilenmez.” diyemezsiniz. Artık siz ve pazarladığınız şeyler müşterinin bir tık önündesiniz. Marka bağımlılığı, müşteriyi elde tutma, kolay, hızlı ve güvenli alışveriş gibi kavramlar sizin önceliğinizdir.</p>
<p><strong>Markayı Oluşturan Değerler</strong></p>
<p>Bir markayı birbirine ayrılmaz şekilde bağlı dört öğe ile tanımlarız: Tatmin, İlişki, Beraberlik ve Hikaye. Bir marka, müşterinin bir ürün ya da hizmeti satın alma ve kullanım sürecinden beklediği ana <strong>tatmin</strong>, bu ürün veya hizmetin pazarlama faaliyetlerinde etkileşimde bulunarak oluşturduğu <strong>beraberlik</strong>, bu beraberliğin sonucu olarak doğan bir alıcı-satıcı <strong>ilişki</strong>si ve tüm bunların tıpkı insan yaşamı gibi doğma, büyüme ve gelişme gibi olaylar bütünü sonucu ortaya çıkan bir <strong>hikaye</strong>dir.</p>
<p><strong>E-Markaların Anatomisi</strong></p>
<p>Yeni bir marka oluşturmak veya varolan bir markamıza bir dot.com eklemek istiyorsak ilk makalemizde bahsi geçen doğru konumlanma kuralı hala geçerlidir. Bunun anlamı, müşterilerin tek bir kelime (markanız), tek bir fikir (tatmin) ve tek bir etkileşimle (deneyim) ortak olacağıdır.</p>
<p>Çok sayıda web sayfası bulunmasına rağmen bunların çoğu ile etkileşim sözkonusu değildir. Bugün başarı öykülerini okuduğunuz öncü sitelerin mevcut ortam içinde müşterilere en çok hizmet sağlayacak etkileşim ve seçicilik arasındaki dengeyi deneme ve yanılmayla bulmalarını hatırlarsanız şanslı olduğunuzu anlarsınız. Yaşanan deneyimler bizi dijital bir marka oluştururken dikkat edilmesi gereken 3 önemli hususa götürüyor: Elektronik Hizmet / Servisler, Arayüz / Interface ve Tüketici Tatmini. Şimdi bunları biraz açalım.</p>
<ol>
<li><u>Elektronik Hizmetler / Servisler:</u><br />
Bir elektronik hizmet; müşteri için sezgisel, açıklama gerektirmeyen özel bir tatmin sunulmasıdır diyebiliriz. Öyle ki, her bir elektronik hizmet bir sorunu çözerken ya da ortadan kaldırırken veya yarar sahibini o sorunu çözmek için yeni bir kabiliyetle güçlendirirken hiçbir açıklama gerektirmemelidir. Bu hizmetler B2B (işletmelere yönelik) ve B2C (tüketicilere yönelik) tipi projelerde farklılık gösterir. E-Posta, takvim, hatırlatıcı, rehberler, yardım ve eğitim kolaylıkları, arama, konfigürasyon ve diğer motorlar, açık artırma, eğitim grupları bunlardan yalnızca bir kaçıdır.</li>
<li><u>Arayüz / Interface:</u><br />
Arayüz, dijital marka oluşturmada tüm öğelerden çok daha önemlidir. Çünkü tüketicinin zihninde markayı oluşturan tatminler, arayüzdeki kaynakların etkileşiminden oluşur. Arayüz tasarımını en ince detayı ile bir uzman(lar) ele alarak hizmet etmek istediğiniz pazar, müşteri veya yarar sahiplerinin bireysel iş akışlarını ve kullanma modellerini yansıtması gerekir. Bu düzeyde bir ifade ve uyuma ulaşmak için; kullanıcı arayüz teorisinde derin bilgisi olan bir interaktif danışmanlığa, çok medyalı bir geliştirmeye, zekice yapılmış bir araştırmaya ve web etkileşimlerini tanımlayan teknik parametrelere ihtiyaç vardır. Macromedia’nın MX vizyonunu lansmanından itibaren hiç durmadan her platformda “Rich Internet Applications” kavramına vurgu yapmasının boşuna değildir.</li>
<li><u>Tüketici Tatmini:</u><br />
Müşteri ve kullanıcıların özenle araştırılması, belirli bir yarar sahibinin istediği tatmin sürecinin marka platformunda ne tür etkileşimler sonucu ortaya çıktığını gösterecektir. Bu tatminlerin üretilmesi ile, tüketici ve üretici arasında bir güven ortamı yaratılır ve sürdürülür. E-Ticaret ortamına baktığımızda, tüketicilerin genelde aynı nitelikleri aramakla beraber, uygulamalar sonucunda beklentilerinin uygun, basit ve güvenli etkileşimlere kaydığını görüyoruz.</li>
</ol>
<p><strong>Yol Haritası</strong></p>
<p>Yola çıkmadan önce kendinize yukarıda saydıklarım ile ilgili birkaç soru sormalısınız. Oluşturduğum Platform tüketicilerin gerçekten ihtiyaç duyduğu ve istediği hizmetleri sunmakta mı? Bu elektronik hizmetler tüketiciyi keyif ve tutkuyla kendine bağlamakta mı? Tüketiciler bu hizmetleri haftanın yedi günü ve yirmidört saat kullanabiliyorlar mı? Sağladığım her elektronik hizmet kullanımı için açık, basit ve zorlayıcı bir eğitim gerektiriyor mu? Tüketicilerin duymak istediklerini anlatıyor mu? Tüketicilere sanki onlar için hazırlanmış gibi geliyor mu? Bu hizmetler rakiplerin karşılayamadıklarını karşılayabiliyor mu? Müşteriler sizin interaktif bir ilişki isteminizin gerçek nedenlerini doğru olarak sezebiliyor mu? Açık bir gizlilik politikanız var mı? İzne tabi elektronik hizmetlerle onlara yardımcı olmak için tüketicileri davet ediyor musunuz? Bu ilişkinin karşılıklı nasıl yarar sağlayacağını müşterilere ikna edici bir tarzda açıkladınız mı?</p>
<p>Bu sorulara duraksamadan net ve olumlu cevaplar verebiliyorsanız, doğru yoldasınız demektir. Kısacası müşterinize ilgili, basit ve güvenilir bir etkileşim sunduğunuzdan emin olmalısınız. Yol Haritanızı tamamen bu öğeler üzerine kurup, ilerleyin.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Bir bilgisayar ekranı karşısına oturup, sessiz bir web sayfasından diğerine geçmek, arkadaşlar ve aile bireyleri ile beraber bir arada olmak ile kıyaslandığında pek soğuk kalacaktır. Çünkü sıcaklık yoktur. Sıcaklık olmayınca güven de olmaz. İnsanlar daha şüpheci ve paylaşmaya daha az istekli olur, bir markanın kalbinde yatan güven ilişkisi asla oluşmaz. Bizler web deneyiminin izole edici ve insanlıkdan uzaklaştırıcı yönlerini yok etmek için dijital teknolojiyi kullanarak ilgili, basit ve güvenli etkileşimleri hazırlamalı ve projelerimizin gelişimlerini bu eksene göre belirlemeliyiz. Bu kriterler dikkat alınarak hazırlanmış bir proje müşterileri sayfada tutar, onlarla ilişki kurar (görüyorum, istiyorum), tutkulu etkileşimler doğurur(satın alıyorum, hoşlanıyorum), marka ilişkilerini kişiselleştirir (sana yardım edeyim, bana yardım et), işbirliği ve destek sağlar (seni arkadaşlarımla tanıştırayım).</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
» Michael Moon, Doug Millison &#8211; Firebrands!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2006/11/eticaret-uygulamalari-icin-markalasma-stratejileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

