<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Manhem &#187; Hayat</title>
	<atom:link href="http://www.manhem.org/etiket/hayat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.manhem.org</link>
	<description>Yaşama dair izdüşümleri..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2009 13:17:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Hayatımın Kadınları</title>
		<link>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 09:16:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[tecrübe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Farkında olmasa da herkesin &#8220;hayat&#8221; dendiğinde anladığı şeyi özetleyen tek bir kelime vardır. Hayatın özüdür onun için. Hayat uçsuz bucaksız bir deniz ise, bu şey; o denizin en coşkulu ve aynı zamanda en dingin yerinin adıdır ona göre. Huzur kaynağı, yegane zevki, görünce yüzünün güldüğü, sahip olunca tüm dünyanın onun olduğunu hissettiren bir şey. Simyacı&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Farkında olmasa da herkesin &#8220;hayat&#8221; dendiğinde anladığı şeyi özetleyen tek bir kelime vardır. Hayatın özüdür onun için. Hayat uçsuz bucaksız bir deniz ise, bu şey; o denizin en coşkulu ve aynı zamanda en dingin yerinin adıdır ona göre. Huzur kaynağı, yegane zevki, görünce yüzünün güldüğü, sahip olunca tüm dünyanın onun olduğunu hissettiren bir şey. Simyacı&#8217;da &#8220;Kişisel Menkıbe&#8221; de denir buna. Kimi için paradır bu, kimi için kariyer, kimi için statü, kimi için sanat&#8230; Liste uzar gider. Benim için bu kelime veya kavramın adı &#8220;kadın&#8221;dır.</p>
<p><span id="more-588"></span>Yukarıdaki sözleri söylediğimde bir toplantı sonrası yemekteydik ve masadaki 10-15 kişinin hepsinin yüzünde de aynen bu satıları okuyan sizler gibi şaşkınlık ifadesi vardı. Her ne kadar insanlara garip gelse de ben böyle düşünüyordum. Dünyada biz erkeklerin sahip olduğu en iyi şey, bence kadınlardır. Alalh&#8217;ın b iz erkeklere en büyük lütfu&#8230; Diğer bütün hedeflerinizi, zevklerinizi, yaşam kaynağınızı bir düşünün. Hangisi bir kadın kadar iyi bir seçim olabilir? Bunu sapkınlığa, zaafa veya klasik söylemlerle; bastırılmış duygu ya da dürtülere boşuna bağlamaya çalışmayın.</p>
<p>Önce kendinize itiraf edin: Dünya kurulduğundan beri binlerce sanatçı, edebiyatçı, bilim adamı ve düşünür bize kadınları anlatmaya çalışmadı mı? Her kadın bir güzellik timsali değil midir? Değilse neden halâ güzel olan bir şeyi anlatmak için kadınları örnekliyoruz. Bir ürün veya hizmeti tanıtırken neden halâ kadınlar kullanılıyor? Neden dünyayı yönettiğimizi sansak da geri planda iktidar hep kadınlarda? Kadınlar benim hayatımın -itiraf etmekten çekindiğiniz halde sizin de- yegane güzelliği ve umarım hep öyle kalırlar.</p>
<p>İşte bu yüzden size &#8220;Hayatımın Adamları&#8221;ndan önce kadınlarından söz ediyorum. Çünkü geriye dönüp baktığımda; hayatımdaki her kadın hayat tecrübeme ve dolayısıyla kişiliğime, iyi veya kötü katkıda bulunmuş. Üstelik bunu &#8220;Hayatımın Adamlar&#8221;ından çok daha kalıcı ve etkili bir şekilde yapmışlar. Yaşayanlar bilir: bir ilişkiye girdiğiniz gibi çıkmazsınız. En sıradan ilişki bile size, hayat tecrübenize, kişiliğinize veya davranışlarınıza mutlaka bir şeyler katar. Bir ilişkiden sonra pişmanlık veya mutluluk, her ne hissederseniz hissedin; yaşananlar sizin hayata ve insanlara bakış açınızı etkileyen bir katkı yapmıştır. Tıpkı bir kale yapılırken ustaların eklediği her taş gibi her kadın da benim kaleme bir taş koymuş.</p>
<p>Bu vesileyle hayatımın bütün kadınlarına buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ve siz dünya üzerindeki tüm kadınlar: İyi ki varsınız ve iyi ki hayatımızdasınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2009/02/hayatimin-kadinlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>29</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mim: Nefesimi Kesecek Anlar Listesi</title>
		<link>http://www.manhem.org/2008/03/mim-nefesimi-kesecek-anlar-listesi.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2008/03/mim-nefesimi-kesecek-anlar-listesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 15:11:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[anlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mim]]></category>
		<category><![CDATA[volkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/internet-kulturu/mim-nefesimi-kesecek-anlar-listesi/</guid>
		<description><![CDATA[Efendim, sırayla mim borçlarımızı ödemeye devam ediyoruz. Sıradaki pas sevgili Volkan&#8216;dan gelmiş: Nefesimi kesecek anların bir listesini yapmam gerekiyormuş. Bu tip bir listeyi yapacak en son insalardan biriyim aslında. Zira başıma gelen iyi/kötü durumların boyuu ne olursa olsun soğukkanlılıkla karşılama gibi bir durumum var. Bereket, yanında yapmak isteyip de yapamadıklarımı ve yeniden doğsam, şu olurdum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim, sırayla mim borçlarımızı ödemeye devam ediyoruz. Sıradaki pas sevgili <a href="http://www.fikribol.com/donkisot/" title="Don Kişot">Volkan</a>&#8216;dan <a href="http://www.fikribol.com/donkisot/?p=87" title="Don Kişot - Nefesimi Kesecek Anlar Listesi">gelmiş</a>: <em>Nefesimi kesecek anların </em>bir listesini yapmam gerekiyormuş.  Bu tip bir listeyi yapacak en son insalardan biriyim aslında. Zira başıma gelen iyi/kötü durumların boyuu ne olursa olsun soğukkanlılıkla karşılama gibi bir durumum var. Bereket, yanında <em>yapmak isteyip de yapamadıklarımı</em> ve <em>yeniden doğsam, şu olurdum</em> dediğim şeyleri de istiyor benden.</p>
<p><span id="more-529"></span>Nefesimi kesecek an olarak düşündüğümde aklıma &#8220;Kişisel Menkıbe&#8221; geliyor. <a href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=O720OMH40S4CXLVVTO7Z" title="IDéEFIXE: Simyacı">Simyacı</a>&#8216;yı okuyanlar bilir. Yazar herkesin çocukluğundan itibaren içinde oluşan yavaşça oluşan bir Kişisel Menkıbe&#8217;den söz eder. Bir nevi hayatının öznesidir. Peşinden gidildiğinde mutlaka gerçekleşebilecek, gidilmediğinde ise zamanla; yaş ilerledikçe gözde büyüyüp yapılması imkansız hale gelecek bir hedef olarak tanımlınır kitapta. Benim kişisel menkibem hedeflediğim yaşta gerçekleşirse nefesim kesilebilir herhalde. Ama yine de kendimden o kadar emin değilim. Hiç o derece şok olmuş bulmadım çünkü kendimi. Bulacağımı da sanmıyorum.</p>
<p>Yapmak isteyip de yapamadıklarım ise o kadar çok ki&#8230; Bunları saysam karakter sınırını aşarız kanımca. O kadar çok şey düşünüyor ve yapmak istiyorum ki öncelikleri sıralayınca ister istemez önemli bir bölümü bekleme listesinde kalıyor.</p>
<p>Yeniden doğup gelsem ne mi olurum? Kesinlikle iyi bir Edebiyatçı olurdum.</p>
<p>Sıra geldi bu zor soruları cevaplayacak kişilere: Sayın <a href="http://www.derinsular.com/" title="Derin Sular">Derin</a> bey, <a href="http://www.devletsah.com/" title="Devletşah">Devletşah</a> hanım ve <a href="http://www.omerenis.com/" title="Ömer Enis">Ömer</a> bey&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2008/03/mim-nefesimi-kesecek-anlar-listesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Steve Jobs&#8217;tan Hayat Dersleri</title>
		<link>http://www.manhem.org/2007/12/steve-jobstan-hayat-dersleri.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2007/12/steve-jobstan-hayat-dersleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2007 18:41:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[Apple’ın patronu Steve Jobs, 12 Haziran 2005′te, Stanford Ünivesitesi’nin mezuniyet töreninde bir konuşma yapmış, dünyanın sayılı şirketlerinden birinin CEO&#8217;sunun gençlere önemli hayat derslerini içermesi itibariyle bu konuşma oldukça ses getirmişti. Daha önce hem orijinal halini dinlediğim hem de çevirisini önemli notlarım arasına aldığım bu konuşma eminim benim gibi bir çok kişiyi etkilemiştir. Sevgili Mehmet Çakır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.manhem.org/wp-content/uploads/2007/12/sjobsstanford.jpg" alt="Steve Jobs Stanford Üniveristesi’nde" align="left" />Apple’ın patronu Steve Jobs, 12 Haziran 2005′te, Stanford Ünivesitesi’nin mezuniyet töreninde bir <a href="http://news-service.stanford.edu/news/2005/june15/jobs-061505.html" title="Stanford News Service: 'You've got to find what you love,' Jobs says">konuşma</a> yapmış, dünyanın sayılı şirketlerinden birinin CEO&#8217;sunun gençlere önemli hayat derslerini içermesi itibariyle bu konuşma oldukça ses getirmişti. Daha önce hem orijinal halini dinlediğim hem de <a href="http://www.macdunyasi.com/2006/08/03/steve-jobsin-unlu-stanford-konusmasi/" title="Mac Dünyası: Steve Jobs’ın ünlü Stanford konuşması">çevirisini</a> önemli notlarım arasına aldığım bu konuşma eminim benim gibi bir çok kişiyi etkilemiştir. Sevgili <a href="http://morketing.blogspot.com/" title="Morketing">Mehmet Çakır</a>, bu konuşmanın orijinal videosunu Türkçe altyazılı hale getirmiş. Kaçıranların veya tekrar izlemek/okumak isteyenlerin mutlaka görmesi gerektiğini düşünüyorum:</p>
<p><span id="more-511"></span>1. Bölüm:</p>
<p>[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=soO0YXhvVGk[/youtube]</p>
<p>2. Bölüm:</p>
<p>[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=LG6OqP_rKjs[/youtube]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2007/12/steve-jobstan-hayat-dersleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Görüşmesi Sözlüğü</title>
		<link>http://www.manhem.org/2004/01/is-gorusmesi-sozlugu.html</link>
		<comments>http://www.manhem.org/2004/01/is-gorusmesi-sozlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2004 12:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Taşkıran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[cv]]></category>
		<category><![CDATA[görüşme]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.manhem.org/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Hakan Yaman&#8217;ın insankaynaklaricom&#8216;da yayınlanan ve iş görüşmelerinde adaylar mükemmel öneriler sunan makalesini sizlerle paylaşmak istedim: İş aramaya mı başladınız? Raconu ve lisanı çok farklı olan bir aleme girmeye hazırlanın. İlk adımda bir özgeçmiş yazmanız gerekecek. Ama hikâyenizi, öyle arkadaşınızla konuşur gibi kağıda aktarabileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Özgeçmişin kendine has bir jargonu vardır. Önce onu öğreneceksiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hakan Yaman&#8217;ın <a href="http://insankaynaklari.com" title="insankaynaklari.com">insankaynaklaricom</a>&#8216;da yayınlanan ve iş görüşmelerinde adaylar mükemmel öneriler sunan makalesini sizlerle paylaşmak istedim:</p>
<p>İş aramaya mı başladınız? Raconu ve lisanı çok farklı olan bir aleme girmeye hazırlanın.</p>
<p>İlk adımda bir özgeçmiş yazmanız gerekecek. Ama hikâyenizi, öyle arkadaşınızla konuşur gibi kağıda aktarabileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Özgeçmişin kendine has bir jargonu vardır. Önce onu öğreneceksiniz.</p>
<p>Diyelim ki, iki yıllık uzmansınız. Yaptığınız da faturaları kontrol ederek bilgisayara girmek. Arada sırada da aylık raporlara data sağlamak. Özgeçmişinizde görevinizi şöyle tarif edeceksiniz: &#8220;Şirketin mali kayıtlarını tutmak ve finansal stratejilerinin oluşturulmasında rol oynamak.&#8221; Vay be! Demek siz ayrılsanız, o şirket iki günde topu atacak!</p>
<p>Sadece iş arayanlar mı? Şirketler de aynı yolun yolcusudur; onlar da kendi raconlarını keserler. Görüşmede şirketlerini ve pozisyonu size öyle bir anlatırlar ki, hayallerinizin işini gökte ararken bir plazada bulduğunuzu zannedersiniz. Ama kazın ayağı öyle değildir.</p>
<p>Ben de adayları bu tür seraplara karşı uyarmak istedim ve yemedim içmedim, iş görüşmelerinde şirketlerin kullandığı klişe cümleleri dilimize tercüme ettim. İşte o süslü cümleler ve Türkçe mealleri.</p>
<p><span id="more-37"></span><strong>Size bir pozisyon değil bir kariyer teklif ediyoruz.</strong></p>
<p>Bizde maaşlar oldukça düşüktür. Ama genel müdür olana kadar dişinizi sıkarsanız rahata kavuşursunuz.</p>
<p><strong>Bu şirkette resmi giyinmenize gerek yoktur. Biz, serbestliğin yaratıcılığı kamçıladığına inanırız.</strong></p>
<p>Şirketi üç ay önce kurduk. Henüz yağlı bir müşteri kapamadık. Zaten ofisimize, yani bu apartman dairesine, müşteri gelmez. Bu yüzden saç, sakal, giyim bizim için önemli değildir.</p>
<p><strong>İşe alacağımız yöneticinin liderlik özelliklerine sahip olması gerekiyor.</strong></p>
<p>Müdürlerimizde gür ses ve kalın bilek gibi yetkinlikler ararız. Yönetici dediğin koridorda yürüdü mü şirketi sarsabilmelidir. Biz disipline ve makama değer veririz.</p>
<p><strong>Bu pozisyona alınacak kişi, yazılı ve sözlü iletişimde iyi olmalı.</strong></p>
<p>Yazılı iletişim: Şirkette doğru dürüst İngilizce bilen ve Powerpoint kullanabilen kimse yok. Yazı yazmayı da pek sevmeyiz. Bu yüzden mektup, sunum ve tercüme gibi işlerin tümünden siz sorumlu olacaksınız. Sözlü iletişim: Müdürlerin söylediklerini iyi dinlemenizi ve tekrara gerek duymadan, bir seferde anlamanızı bekliyoruz.</p>
<p><strong>Çok dinamik bir iş ortamımız vardır.</strong></p>
<p>Kimsenin sizi eğitmeye zamanı olmayacak. İlk günden itibaren kendinizi bir cin pazarının ortasında bulacaksınız. Zaten bizde &#8220;oryantasyon&#8221;, sekreterin size tuvaletin ve yemekhanenin yerini göstermesi anlamına gelir.</p>
<p><strong>Şirket içi rekabeti teşvik ederiz. Böylece performansın artacağına inanıyoruz.</strong></p>
<p>Şirkette herkes birbirinin gözünü oymaya çalışır. Patrona yakın duranlar ve torpil getirenler pozisyonları kapar. Şirket içi entrikalarını iyi bilmiyorsanız burada tutunamazsınız.</p>
<p><strong>Bu şirkette esnek zaman uygulaması vardır.</strong></p>
<p>Bizde ofis zangoçları çok prim yapar. Akşam sekizden önce işten çıkanlar ise terfinin &#8220;T&#8221;sini bile göremezler. Resmi ve dini bayramlarda, olmadı, hafta sonlarında ofise gelmeniz artı puan kazandırır.</p>
<p><strong>Klâsik organizasyon şemalarının dar kalıplarına sıkışıp kalmayız. Matris yapılanmanın daha verimli olduğunu düşünüyoruz.</strong></p>
<p>Alınacak elemanın ne iş yapacağı ve organizasyonda kimin altında olacağı gibi konularda üst yönetim fikir birliğine varamadı. Bütün müdürler, bu kişinin kendisine bağlı olmasını istiyor. İşi kabul ederseniz, herkesin size patronluk taslamasına hazır olun.</p>
<p><strong>Bu pozisyondaki kişinin çok yönlü olmasını bekliyoruz.</strong></p>
<p>Geçen ay, değişik bölümlerden üç kişiyi işten çıkardık. Onların işleri tepeleme birikti. Hepsinin işini öğrenmeniz gerekecek.</p>
<p><strong>Biz, her çalışanın inisiyatif kullanmasını teşvik ederiz.</strong></p>
<p>Bizde iş tanımları yoktur. Her şey günlük politikalarla idare edilir. Bir sorunla karşılaştığınızda &#8220;ofiste tek başına&#8221; olacaksınız. Risk alır da çuvallarsanız, bunu aleyhinize kullanma hakkımız saklıdır.</p>
<p><strong>Çalışan memnuniyetini ön plânda tutarız. Bizden kimse ayrılmaz. </strong></p>
<p>Piyasada adımız pek iyi anılmaz, bu yüzden de şimdiye kadar hiç kimseye dışarıdan teklif gelmedi.</p>
<p><strong>Bizde hiyerarşi yoktur. Müdür-uzman gibi ayrımlar yapmayız.</strong></p>
<p>Sorumluluklarınız ve çalışma saatleriniz müdür, maaş ve yan gelirleriniz uzman seviyesinde olacak.</p>
<p><strong>Bu pozisyondaki kişinin kendisini müşteri memnuniyetine adaması gerekecek.</strong></p>
<p>Son yıllarda şirkete telefon edip, mektup gönderen müşterilerin sayısı arttı. Onlarla cebelleşmekten kendi işimizi yapamaz olduk. Kıl müşterilerle görüşüp, bizimle muhatap etmeden, şikâyetlerini bir şekilde idare edeceksiniz.</p>
<p><strong>Diğer adaylarla olan görüşmeler sürüyor. Hepsini değerlendirip bir karara varacağız.</strong></p>
<p>Rapor edeceğiniz müdür, toplantısı uzadığı için, bu görüşmeye benim girmemi istedi. Konuyla ilgili en ufak bir fikrim yok. Zaten duyduğuma göre, Genel Müdür Yardımcısı, kankisinin kızını almaya karar vermiş bile&#8230;</p>
<p><strong>Referanslarınızı arayabilir miyiz? </strong></p>
<p>Eğer baba bir torpiliniz varsa, açık açık söyleyin de yanlış yapmayalım. Demem o ki; nasıl mükemmel insan yoksa, mükemmel şirket de yoktur. Beklentilerinizi hayallere değil gerçeklere bağlayın.</p>
<p>Bir iki püf noktasına bakalım mı? Söz, sizi sıkmayacağım.</p>
<ul>
<li>Görüşmecinin verdiği bilgilerle yetinmeyin. Benzer deneyimleri olan kişilerle görüşün. Varsa, o şirkette çalışan tanıdıklarınıza danışın. Ne demiş Hoca Nasreddin: &#8220;Bana hekim değil, damdan düşen birini getirin.&#8221;</li>
<li>Şirket ismine, şık bir ofise, etrafta salınan yakışıklı adamlara ve hoş hanımlara kanmayın. İsimler yanıltır, görüntü aldatır. Kendinizi, işe başladıktan iki ay sonra, &#8220;İçi beni yakar, dışı başkalarını&#8221; özdeyişine konu mankeni yapmayın.</li>
<li>Bilirim, biz utangaç bir ırkın ahvadıyız; ama bu, sıkılganlığın ne yeri ne de zamanı. Aklınıza gelen her şeyi sorun. Hatta, ortamı germeden, görüşmeciyi sıkıştırın. Eğer yakın çalışacağınız kişi, soru soruyorsunuz diye size tepki gösteriyorsa, düşünün işi kabul ettiğinizde neler yapmaz.</li>
<li>Her anlama gelecek, lâf olsun torba dolsun sözleri satın almayın. Bir şeyi anlamadıysanız, görüşmeciden, sözlerini açmasını rica edin. Örnek vermesini isteyin.</li>
</ul>
<p>Bir Fransız atasözü, &#8220;İyi hesap, iyi dostluk sağlar&#8221; der (miş) -Ben kim Fransızca kim. Çaldık işte birinden- Bütün ayrıntıları işin başında konuşun ki sonra: &#8220;Yapma be! Sen elma mı demek istemiştin, yahu ben onu armut anlamıştım.&#8221; olmasın.</p>
<p>Ve unutmayın; mutsuzluk denilen illetin ilacı erken teşhistir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.manhem.org/2004/01/is-gorusmesi-sozlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

