Google‘ın son sürprizi ilginç: Google Custom Search. Kendi arama motorunuzu oluÅŸturmanızı saÄŸlıyor. Hem de inanılmaz detaylar ve özelliklerle. Google hesabınızla sisteme giriyorsunuz. Sonra dilediÄŸiniz kadar özel arama motoru oluÅŸturabiliyorsunuz.
Hepsinin adı, açıklaması, aramaların yapılacağı siteler, anahtar kelimeler, sayfalar (ki bunları da çok detaylı belirleyebiliyorsunuz), görünümleri, adwors özelliği ve daha bir çok özelliğini değiştiriyorsunuz. Arama ve sonuç ekranlarının kodlarını alıp ister kendi hostunuzda yayınlayabiliyor, ister Google altından yayınlatabiliyorsunuz. Hatta sonuçların sıralamasını dahi değiştirebiliyorsunuz. Aşağıdan servisin linklerine bakmadan önce şaşırtıcı bir ekran görüntüsüyle başbaşa bırakayım sizleri:
Devamını oku ‘Google’dan KiÅŸiye Özel Arama Motoru’
Basement‘da gördüğüm haber/yorum’un ilk paragrafını okuduÄŸumda donup kalmıştım doÄŸrusu. Yazıda, Google‘ın tıpkı Dell ile yaptığı gibi Adobe ile bir ortaklık anlaÅŸmasına gittiÄŸinden söz ediliyordu. Sonra detaylara girince yüzümdeki ÅŸaÅŸkınlık ifadesi kayboldu. Olay, Shockwave Player‘ın Google Toolbar ile beraber download edilmesine yönelik bir anlaÅŸmadan ibaretti.
Devamını oku ‘Günün Haberi: Adobe ve Google Ortaklığı’
Bu da notlardan ama pek kimse bahsetmemiÅŸ. O nedenle yazmakta bir beis görmedim. Efendim “yine mi Google?” demeyin.
Zira Google‘ın geliÅŸtirdiÄŸi bu yeni Firefox eklentisi birden çok bilgisayarda çalışanları çok memnun edecek.
Kendimden örnek verecek olursak eÄŸer: İşyerimde günboyu Web’de gezerken Bookmark’ladığım ÅŸeylere evde ihtiyacım olunca kullanabilmek için, neredeyse her akÅŸam Bookmark’ları export edip, evde import ediyorum. Bir baÅŸka deyiÅŸle her seferinde tarayıcımı yeniden konfigüre ediyorum. Çok nadiren de olsa Internet Cafe’lere iÅŸim düşünce sudan çıkmış balığa dönüyorum. İşim bittiÄŸinde birkaç site dışında, aklıma gezeceÄŸim, vakit geçirebileceÄŸim, bilgileneceÄŸim bir site adresi gelmiyor.
Devamını oku ‘Google Browser Sync’
Google “Online İşletim Sistemi” teorilerini hortlatacak adımlara bir yenisini ekledi: Google Spreadsheets. Bir nevi online Excel uygulaması. Hatırlarsanız Google daha öncede popüler online kelime iÅŸlemci Writely‘i satın almıştı.
Bu klasik paranoyayı da hortlatacak bir adım aynı zamanda: “Google kiÅŸisel bilgilerimizi ele geçiriyor“. EÄŸer milyon dolarlık hesaplarınız yoksa, herhangi bir platforma baÄŸlı kalmadan online tablolama yapmak hatta bunların bazılarını paylaÅŸmak istiyorsanız, Google Spreadsheets tam size göre.
Yine Google, yine baÅŸarılı bir araç: Google Trends. Google’a girilen arama içerikleri ile ilgili detaylı istatistikler elde edebiliyor, birden çok keyword’ü (bir seferde en fazla 5 tane) karşılaÅŸtırabiliyorsunuz. HoÅŸ sonuçlar çıkıyor. Kapsamı giderek geniÅŸleyecek gibi gözüküyor.
Pazarlama -özellikle de online pazarlama- sektöründekilerin mutlaka bookmarklarında olmalı.
Doludizgin geçen bir yıl ve yoÄŸun “Merry Chrismas!” bombardımanından sonra sessiz sedasız bir ÅŸekilde yeni yıla giriÅŸ yaptım. Kulağımda Barış Manço’nun 40. Yıl‘ı ile düşüncelere dalmışken hayatımdaki yılların en önemlilerinden birinin 2005 olduÄŸunu farkettim. Hayatımın bir çok dönüm noktasını bu yıl yaÅŸadım. Geri dönüp baktığımda bunların ezici bir çoÄŸunluÄŸunun sevindirici geliÅŸmeler olması beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım bunlara yenileri eklenir 2006′da. 2006′nın bütün okurlarım için iyi ÅŸeylere gebe olması da ayrı bir temennim. Sektör açısından bakarsak:
+ Blog devrimi
+ Web 2.0
+ Google‘ın yükseliÅŸinin artarak sürmesi
+ Adobe & Macromedia evliliÄŸi
2005′teki önemli geliÅŸmeler gibi gözüküyor. Burada blogların bilgi paylaÅŸmında açtığı çığır ve patlamaya bir de Web Standartları’nın yine önemli ölçüde bloglar sayesinde Türkiye’de de adının geniÅŸ kitlelerce duyulması ve yeni projelerde umut vadedici geliÅŸmeler yaÅŸanmasını da atlamamak gerekiyor. Ayrıca doÄŸum günümüzün yaklaÅŸtığı ÅŸu günlerde Manhem‘in 2005′te eÅŸ-dost grubundan çıkarak kemikleÅŸmiÅŸ bir okur kitlesine sahip olması da notu düşülmesi gereken bir geliÅŸme. Bu vesile ile Manhem’i vareden okurlarıma sonsuz teÅŸekkürler, iyi yıllar.
Dedikoduların ve yorumlarımızın üzerinden 24 saat geçmeden Google instant messenger’ını duyurdu.
Bütün günümüzü arkadaÅŸlarla Google Talk’ın sağını solunu kurcalamakla geçirdik. Sonuç: Her zamanki Google tarzı. Sade, hoÅŸ, hızlı, kolay kullanımlı ve iÅŸlevsel. Nihai sürümünü merakla bekliyoruz.
Hatırlarsanız aylar önce bahsettiÄŸimiz Desktop SavaÅŸları, sonrasında sidik yarışına dönüşürek farklı bir boyut kazanmıştı. Dün GNews’te gördüğüm Google Desktop 2 Beta sürümü, içinde gelen yeni özellikleriyle (Quick Find, Outlook Toolbar, Plu-gin’ler, daha çok öğe arama, özellikle de sidebar) dikkatimi çekti. Sisteme hiç yük olmaması ve hızı da cabası. Bu sürümle Google, Microsoft‘un Vista’sındaki Side Bar’a da gönderme yapmış oldu.
Ama esas 3. perdeyi açan geliÅŸme ÅŸu haber. Hatırlarsanız Firefox‘un geliÅŸtiricisi Ben Goodger’in Google’da iÅŸe baÅŸlamasıyla bir dizi komplo teorisini deÄŸerlendirmiÅŸtik. Bakalım karşı cephelerden nasıl bir cevap gelecek.
Unutumayın: Kim kayberderse kaybetsin, bu savaşlarda kazanan yine Internet kullanıcıları olacak.
Hatırlarsanız bir kaç ay önce Desktop SavaÅŸları’ndan bahsetmiÅŸtik. O günden bu zamana kadar önce Yahoo, sonra -biraz geç de olsa- Microsoft arenaya çıktılar. Microsoft’un açıklamasının üzerinden 48 saat geçmeden Google, Google Desktop‘ın Enterprise sürümüyle çıktı karşımıza.
Bu versiyon ÅŸirketler ve IT profesyonelleri için tasarlanmış. Merkezi kontrol, ÅŸifreleme, test yetenekleri gibi geliÅŸmiÅŸ özelliklerinin yanısıra Google’ın rekabbette geri kalmayacağının da önemli bir göstergesi.
GMail‘le baÅŸlayan bu -tabiri caizse- sidik yarışının sonu nereye varır bilinmez ama bu geliÅŸme, Google hakkında sürekli “komple teorileri” üretenleri bir kez daha yalanlıyor.
Microsoft, Google Desktop‘a geç de olsa cevap verdi: MSN Desktop. Åžahsen denemeyeceÄŸim ama haberiniz olsun istedim.