Benim Ziyaretçim/Müşterim

Hangi Müşteri/Ziyaretçi? yazıma güzel ve düşündüklerime paralel bir yorum geldi. Benim bu konudaki naçizane görüşlerim şöyle:

Pazarlama raporları, genel olarak sadık müşterilerin için cazip bir hedef kitle olduğunu söyleselerde internet’te durum oldukça farklı işler. Belirli bir markaya bağlanmış müşteri kitlesini oradan çekip almak oldukça zor ve masraflıdır. Bunun yanısıra sadık müşteri/ziyaretçi hedefini erkenden koyup yola çıkarsanız, pazarı eğitir ama satış yapamazsınız. Sizden sonra ortaya çıkacak başarılı rakip ise bu eğitilmiş müşteri/ziyaretçileri bir anda elinizin altından çekecektir. (Örnek: Google vs. Altavista)

Çeşitli markaları deneme aşamasındaki müşteriler/ziyaetçiler ise sizin potansiyel hedefiniz olmalı. Eğer bu müşterileri kullanma aşamasından optimazasyon aşamasına getirirseniz hedefe ulaşmışsınız demektir. Kısaca en büyük kazancı pazardaki değişebilir müşterileri hedef alarak yaptığınız çalışmalarla kazanabilirsiniz. Bu durum tüm e-ticaret projeleri için geçerlidir.

Konu ile ilgili not : “Saray Entrikaları” tanımlamama birkaç değerli blogger’lardan tepki geldi. Yukarıda verdiğim örnekler e-iş projeleri ile ilgilidir. Bahsi geçen yazı(lar)daki tartışmalar da sanki bir e-iş modeli tartışılıyormuşcasına yapılmıştı. Ben “blog” kavramına bu gözle bakmıyorum ve yorumu yapan arkadaşlar da eminim olaya farklı bir açıdan yaklaşmışlardır. Bu nedenle bu tartışmalara “Saray Entrikaları” tanımını uygun gördüm. Olayın magazinsel boyuta taşınması da bunun kanıtı değil mi?

Bu yazı ilginizi çektiyse bunları da okuyabilirsiniz:

“Benim Ziyaretçim/Müşterim” için 1 Yorum yapılmış.


  1. 1 Ejderha Zamanı

    Oldukça ilginç bir yazı yazmışsınız. Pazarı eğitip satış yapamamak sık rastlanan bir şey. Önümüzdeki günlerde Turkcell’in başına böyle bir şey gelebilir diye düşünüyorum.

Yorum yapın