Yazar Arşivi - Fatih Taşkıran

Netscape’in Hüzünlü Vedası

NetsapeNetscape, tam da browser savaşlarının yeniden kızışmaya başladığı dönemde beklenmedik bir şekilde aramıza dönmüştü. Kendisi ikinci savaştan da yenik çıkmış gözüküyor. Zira sonuçtan pek memnun olmasalar gerek ki AOL Netscape yetkilisi, Netscape geliştirmeyi durdurduklarını duyurdu.

Netscape 8 ilk duyurulduğunda da bu sürümün şirin olmakla birlikte hali hazırdaki Firefox kullanıcılarının çoğunun browserını terketmeyeceğini öngörmüştük. Internet’in ilk günlerini ve bir çok nostaljik öyküyü hatırlatan bu mütevazi browserı saygıyla uğurluyoruz. Kendisi arşivimizin tozlu raflarında yer alacak. Küllerinden doğan Firefox’u kullandıkça kendisini rahmetle anacağız. Güle güle Netscape.

Mynet Atağı

Yılın son çeyreğinde Türk Internet ve bilişim dünyası için oldukça hareketli günler yaşadık. Sektör açısından oldukça güzel ve heyecan verici haberlere her gün yenisi ekleniyor. Son birkaç haberde ağırlığı Mynet‘in alması dikkat çekici. Önce teknoloji yayıncılığının devi CNET.com’un Mynet ile lisans anlaşması yaptığı ve Türkiye pazarına geleceği duyuruldu. Internet dünyasının devlerinin Türkiye pazarına ilgi göstermesi açısından hayli önemli bir gelişme olan bu habere çok sevindim.

Devamını oku ‘Mynet Atağı’

Internet’te Şeref

Internet’in ilk yıllarında bu yeni dünyanın tanıtımı ve kitleler tarafından bilinirliğinin artması için The Net adlı bir film yapılmıştı (Türkçe adı: Internet’te Av). Film gişede pek başarılı olmasa da medyada ilgi görmüş, öyküsü nedeniyle de Internet’in daha ilk günlerden insanların yüreğine korku salması sağlanmıştı. Filmden yola çıkarak birbiri ardına şöyle başlıklar ve akabinde de çılgınca yorumlar gelmişti: “Internet’te av”, “Internet’te sörf”, “Internet’te seks”, Internet’te aşk”, Internet’te şiddet”, “Internet’te…”

İşte bu “çocukluk travması”nı bir türlü atlatamayan geleneksel mecraların yazarları; günden güne gelişerek büyüyen bu yeni medyayı önceleri küçümsediler, sonraları şaşırdılar, sonra sömürmeye ve tüketmeye, nihayet de kötülemeye başladılar. Zaman içinde bünyelerinde istihdam ettikleri bilişimci yazarların da -birkaç istisna dışında- konuya neredeyse onları aratacak derece de bihaber kalmaları yaşanan komediye şiddeti de ekler duruma geldi.

Web sektörünün hızla büyüdüğü ve umut verici gelişmelerin yaşandığı son bir kaç yıldır da yılmadan, ısrarla Internet’e karşı bir linç kampanyası sürüyor. Komplocular mı ararsınız, tu-kakacılar mı, düzeysizlikten dem vuran elitler(!) mi?.. Hakaretin bini bir para, bazı yazıları görünce yazarının psikolojisinde ciddi sorunlar olduğunu düşünüyorum. Hastalıklı ve hayli sıkıcı bir film izlemeye başladık anlayacağınız. Bunun son örneğini sabık PR’cılarımızdan Ali Saydam’ın Akşam’daki köşesinde görüyoruz:

Devamını oku ‘Internet’te Şeref’

Şu Facebook Dedikleri

FacebookBiz ortalıklarda yokken Internet ortamında bir Facebook kasırgası esti ki sormayın. Bizim sektörden medyaya, sokaktaki insandan pazarlama uzmanlarına dek herkes bunu konuşur/kullanır oldu. “Nedir?” diye soranların olmadığını düşünerek açıklamaya gerek duymuyorum. Benim takıldığım nokta Internet ile ilgili hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da temelsiz, desteksiz, komplo merkezli, uzaktan uzağa tenkit/haset merkezli yorumlar ve yaklaşımlar.

Bunun en belirgin örneğini yine sevgili medyamızda görebilirsiniz. Milyarlarca dolarlık medya devlerinin bol haneli maaşlı bilişim üstadı(!) yazarları, diğer Internet fenomenlerinde olduğu gibi önce bolca övüp, göklere çıkartıp, sonra işin parasal yönüne dair (zengin malı/züğürtçenesi ikilemi) yoğun irdelemeler yaptılar. Sonrada sıra tabii ki komple teorilerine geldi. Şu tür başlıklardan son zamanlarda bolca gördünüz değil mi: “Dikkat Facebook bilgilerinizi çalıyor!

Devamını oku ‘Şu Facebook Dedikleri’

Dexter Peşimde!

DexterYapımcı şirket Showtime, favori dizilerimden Dexter için, yeni sezona özel harika bir viral çalışma yapmış. Görenlere viral dediğin böyle olur dedirtiyor. Siz de mutlaka görün ve deneyin. “Nedir?” diyenleri şöyle alayım. O kadar inandırıcı ki; linki olaydan habersiz bir arkadaşıma gönderdiğimde yüzündeki korkuyu gördüm. Ben işin aslını anlatmaya çalışırken, o hala titrek sesle “İsim benzerliği olmasın” diye beni teselli etmeye çalışıyordu.

Çok başarılı bir çalışma gerçekten. Fikir ve ürünün uyumu ise harika olmuş. Yorumlarından tutun da sitedeki özelliklere dek her şey düşünülmüş. Diziyi bilenlerde daha büyük bir etki oluşturacaktır mutlaka. Siz de sözkonusu video’ya öldürmek istediğiniz kişiyi ekleyebilirsiniz.

Steve Jobs’tan Hayat Dersleri

Steve Jobs Stanford Üniveristesi’ndeApple’ın patronu Steve Jobs, 12 Haziran 2005′te, Stanford Ünivesitesi’nin mezuniyet töreninde bir konuşma yapmış, dünyanın sayılı şirketlerinden birinin CEO’sunun gençlere önemli hayat derslerini içermesi itibariyle bu konuşma oldukça ses getirmişti. Daha önce hem orijinal halini dinlediğim hem de çevirisini önemli notlarım arasına aldığım bu konuşma eminim benim gibi bir çok kişiyi etkilemiştir. Sevgili Mehmet Çakır, bu konuşmanın orijinal videosunu Türkçe altyazılı hale getirmiş. Kaçıranların veya tekrar izlemek/okumak isteyenlerin mutlaka görmesi gerektiğini düşünüyorum:

Devamını oku ‘Steve Jobs’tan Hayat Dersleri’

Blograzzi ve Technorati İşbirliği

eBay/GittiGidiyor ortaklığından beri beni heyecanlandıran, yegane yurtdışı şirketlerin Türkiye’deki internet projelerine olan ilgi/ortaklık haberlerinden biri bu: Dünyanın en büyük blog dizini Technorati ile Türkiye’nin en büyük blog dizini Blograzzi arasında stratejik iş ortaklığı anlaşması imzalandı. Anlaşmanın ilk adımı olarak Blograzzi, Technorati’nin uygulama geliştirme arayüzüne özel erişim hakkına sahip oldu.

Türkiye’nin Technorati’si olarak adlandırılan Blograzzi, hala geniş birTürkçe içeriği düzenli olarak farklı istatistiklerle bünyesinde topluyor. İçerdiği farklı sosyalleşme araçlarıyla ok/blogger iletişimini de güçlendiren Blograzzi, bu gelişmeyle birlikte önemli bir nokta katetmiş bulunuyor. Bundan sonrasında da Blograzzi’nin gelişimini hızla sürdüreceğine inaıyorum. Yaşanan bu gelişmenin Blograzzi’ye ve Türk internet camiasına hayırlı olmasını diliyorum.

Pazarlama Blogları Karnavalı 02

Pazarlama Blogları KarnavalıGeçen yıl ilgiyle izlediğimiz Pazarlama Blogları Karnavalı’nın ikincisi bu yıl Cengiz Çatalkaya‘nın öncülüğünde Facebook‘ta başlıyor. Bilmeyenler için kısaca açalım: Karnaval, her hafta başka bir blogun evsahipliğinde gerçekleşiyor. Her blog sahibi kendisine ulaşan veya katılımcı bloglarda o hafta kendisinin gördüğü en iyi pazarlama yazılarını topluyor, sınıflandıyor ve kısa yorumlarıyla beraber blogunda yayınlıyor. Böylece okuyucular da o hafta tüm pazarlama bloglarından derlenmiş en iyi yazıları bir arada görüyor ve faydalanıyor. Geçen sene izlerken her hafta başka bir coşkuyla karşılanan bu heyecanlı aktivitenin, bu yıl 14 Ocak’ta Manhem ev sahibi olacak.

Devamını oku ‘Pazarlama Blogları Karnavalı 02′

Elveda Altı Üstü Tasarım

Bugün sevgili Mehmet Doğan, sitesinde bazı sebepler sıralayarak blogunu kapattığını açıklamış. Yazıyı okurken sitesinin açıldığı ilk günlere gittim adeta. Tanışmamıza, internet üzerinden başlayıp sonradan ete-kemiğe bürünen dostluğumuza, Dolmakalem günlerimize dek bir çok hatıra sırasıyla gözümün önüne geldi. Yazının üslubundan bir veda yazısı olmadığı, kalıcı olarak bir ayrılığın sözkonusu olduğu anlaşılıyor.

Kitabından güzelim yazılarına dek bir çok kez buraya konu olan Altı Üstü Tasarım, Türkçe bloglar arasında ayrı bir yere sahipti. Kendisine güzel çalışmalarından ve ağzımızda bıraktığı harika tattan dolayı teşekkür ediyorum. Elveda Altı Üstü Tasarım.

Eski Manhem vs Yeni Manhem

Efendim nihayet uzunca bir zamandır aklımda olan ve sürekli sitemli mesajlara sebep olan çalışmayı gerçekleştirebildik. Eski Manhem’in bütün arşivini yeni Manhem’in arşivi ile birleştirdik. Bana kalsa gene çok daha uzun süreler ertelenecek olan bu işin arkasında becerikli asistanımız Seda var. Zira delirmedikçe veya ıssız bir adaya düşüp de bolca vaktim olmadıkça 492 yazı ve 821 yorum’u buraya aktarabileceğimi hiç sanmıyordum. Buna bazı yazıları elemek de dahil.

Devamını oku ‘Eski Manhem vs Yeni Manhem’