Google‘ın sevimli toolbar‘ı şimdi Firefox‘ta. Buradan indirebilirsiniz.
Blog Kardeşiliği oluşumu her geçen gün daha da büyüyor. Hem sitenin açılmasının şerefine hem de ilk toplantıda olmayan veya aramıza yeni katılan blogger’larla tanışmak amacıyla ikinci toplantısını düzenliyor. Mekan olarak Kadıköy Liman Kahvesi seçilmiş. Konu ile ilgili detaylar burada. Kayıt Formunu doldurup davetiyenizi almayı unutmayın. Bir aksilik olmazsa ben de orada olacağım.
Bu vesile ile vapurların kalkmayacağını bizzat İDO‘nun ağzından, asparagas haberlerden dolayı üzülen tüm İstanbul sevdalılarına duyurmak isterim.
Burnumu sızlatacak derecede kitap kokusu duymayalı o kadar zaman olmuş ki. Önce Kabalcı‘da geçirdiğim bir yarım saat, sonrasında ise günahın başkenti Taksim‘deki muhtelif yerlerde saatlerce dolaşmak, özlediğim o kokuyu uzun bir süre yetecek şekilde tekrar ciğerlerime doldurdu.
Malcolm çalkalanmaları ile başlayan süreçte beni tekrar yazma isteğine sürükleyen; ne beklentilerimi boşa çıkaran sinema deneyimi ne de Nevizade‘deki sabahlamaydı. Buna sebep olan tek şey: o gözlerimi yaşartan “Kitap Kokusu”ydu.
Kablosuz internet’ten daha önce birkaç kez bahsetmiş ve elinizde bu imkan varsa mutlaka keyfini çıkarmanız için referanslar vermiştim. Artık keyif falan yok. Zira Türk Telekom, hizmet verdiği noktalara ve servisin resmi sitesinde bile duyurmadan servisi ücretli yapmış hem de 30 Dakikası 3,5 YTL gibi fahiş bir fiyatla. Bunu bugün bir McDonalds‘ta farkettim. Resmen bir şok yaşadım.
Türk Telekom’un bu son adımı diğerlerine çok benziyor aslında. Diğer olaylardaki gibi kimseye haber vermeme sorumsuzluğu da cabası. Dizüstülerin ucuzlayıp yaygınlaştığı, herkesin “mobil yaşam”dan söz ettiği bugünlerde bu Türk Telekom’un davranışı her zamanki gibi internet kullanıcılarına sağlam bir “çelme” oldu.
Tam bir hafta olmuş yazmayalı. Mail kutum dolmuş. İlgi duyup da yazanlara, merak edenlere çok teşekkürler. İnanın ben de sizi çok özledim. Okuyucu kitlesi açısından çok ayrıcalıklı bir konumda olduğuu düşünüyorum. Bir çoğu ile tanışıyor, yazışıyoruz. Genel de teknik ağırlıklı bir blog olmasına rağmen, az da olsa hayatın diğer yanlarına dair yazdığım yazılara bazen öyle yorumlar geliyor ki ben de şaşırıyorum.
Kötü bir durum yok bilakis çok iyiyim. Malcolm çalkalanmasından bu yana iç sıkıntıları, yoğun giden bir proje, sağlık aksamaları ve bir de yaz rehaveti eklenince böyle oldu sadece. Bir çok şey oldu bu hafta içinde ama merak etmeyin hepsinden bahsedeceğim tek tek.
