Macromedia ürünleri‘nin yeni versiyonlarında bulunan eLicencing uygulamasındaki bir açık nedeni ile saldırganlar bilgisayarınızda rahatça user hakkı alabiliyorlarmış gerekli açıklama ve hotfix güncellemesi burada.
Archive for Haziran, 2005
Biz insanlar için tanışmak, kaynaşmak, paylaşmak görevini yürüten bir çok sanal komün, forum ve benzeri siteler bulunmakta. Peki ya hayvanlar için? İşte bu açığı dolduran bir site var: Pet Arkadaş.
Site içerik itibarıyle amacından fazlasını size sunsa da sadece “tüylü” ırklara hizmet vermesi, benim balıklarımın açıkta kalmasına neden oldu. Gerçi iki sene önce ölmüşlerdi ama olsun : ) Hayvanları olup da sosyalleştirmek isteyenlere duyurulur.
QuickTime, her zamanki gibi tadına ilk Macintosh‘lar baktıktan sonra nihayet PC versiyonu ile karşımızda. Yalnız dikkat çekmek istediğim nokta; bu sürümün Windows kullanıcıları için bir “ön izleme” sürümü olması. Bir çok özellik -Full Screen izleme de dahil- Pro Versiyon için saklanmışken, bir kaç bug da dikkat çekiyor.
Yeni sürümün en önemli özelliği farkedilebilir bir şekilde hızlı olması. Fakat sisteminizde Java Platformu bulunuyorsa ve development yapıyorsanız, orada yaptığı modifikasyonlarla bir takım aksaklıklara sebep olabiliyor. Tadına bakmak istyenler buradan buyursunlar.
Toplantısı, katılıma açılması, röportajı derken Blog Kardeşliği’nin sitesi yayına girdi. Oluşum hakkındaki düşüncelerimi biliyorsunuz zaten.
Önemli bir misyonu üstlenen oluşumun, ileride çok daha iyi şeyler yapacağını düşünüyorum. Sitesini mutlaka gezin, blog sahibiyseniz üye olun, destekleyin.
Bloglar ile ile ilgili medyadaki tartışmalar ve köşe yazıları tam gaz devam ederken; salyalı bir yazıya, Mehmet Doğan‘ın verdiği güzel cevap -ya da cevap vererek yaptığı lütuf da diyebiliriz- üzerine konuştuğum bir akradaşla, Türkiye’de teknolojiyi en -bilişim köşesi sahibi olanlardan bile- yakından takip eden köşe yazarı olarak kabul ettiğim (kaç yazar yazısının içinde bir yerlere link veriyor ki?) Fehmi Koru‘nun bu konu ile ilgili yazı yazmamış olmasının ilginç olduğunu söylemiştim.
Ufak bir araştırma sonucu konu ile ilgili yazısının olduğunu öğrendim. Mutlaka okuyun ve salya - sümük yazılarla, iyi bir yazının arasındaki bakış açısı farkını bir görün. Üstelik yazı 2004 Eylül’ünde yazılmasına rağmen içindeki tahminler aynen tutmuş.
Amerikanın en büyük internet servis sağlayıcısı AOL 2GB kapasiteli bedava mail servisi açtı. Bu hizmetten yararlanabilmek için davetiye almanız gerekmiyor.
Fakat .net teknolojisi ile geliştirilmiş sistem öylesine yavaş ki, zaman zaman Hotmail‘i bile aratıyor. GMail ile yarışması mümkün değil. İsteyenler buyursunlar.
Bilenler bilir, oyunlarla pek aram yoktur. Hayır, sevmediğimden değil, özellikle de strateji türü oyunları oynayanlara bazen hayranlıkla bakarım ama zamanından beri bir türlü şu oyun konusuna giremedim. Ama son zamanlarda önce nahnu, sonra da taci‘den duyduğum bir oyunla artık ben de oyun oynadım diyebileceğim.
Bir uzay stratejisi oyunu hayal edin. Binlerce kişi ile aynı anda oynayabiliyorsunuz. Üstelik başında sabahlamanız da gerekmiyor. Sadece bir browser’a ihtiyacınız var. Gezegenler, inşaat, enerji, kalkınma, imar, ittifak, savunma ve saldırı stratejileri istemediğiniz kadar geniş. Her şey düşünülmüş. Türkçeleştirilmesi biraz komik olmuş ama sistem tam anlamıyla mükemmel. Buyrun: OGame. Abartıp da işinizi aksatmayın, sorumluluk kabul etmem.
Aslında haberi ilk gördüğümde pek umursamamıştım.
Steve Jobs‘tan daha önce bu konuyu incelediklerine dair açıklamalar gelmişti, ama ben bu adımı beklemiyordum açıkçası. Bugün Apple‘dan gelen resmi açıklama haberi doğrulayınca, gerçeği kabullendim. Anlaşılan o ki Apple, işlemciler alanında IBM ile yaptığı işbirliğinden -muhtemelen G5‘in hayal kırıklığı yaratması, dizüstü platformunda beklentilere rağmen bir türlü gerçekleşemeyen terfilerin etkisiyle- Intel‘in kucağına oturmuş gözüküyor.
Ben Motorola işlemciler kuşağından olduğum için yeni değişimlere bir türlü sıcak bakamamıştım. Bu nedenle Intel adımının büyük sürprizlere gebe olacağını hissediyorum. Jobs sürpriz adamıdır ve yine herkesin ağzını açık bırakacak şekilde bu durumu lehine çevirebilir. Aklıma bununla ilgili bir takım teoriler gelmiyor değil aslında. Bu adım Apple’ın PC dünyasına girişinin ayak sesleri olabilir. Bekleyip göreceğiz.
Topluluğu, röportajı, küçümseyip sonra da kendi blog açanları, sinir olanları, komünü, derken şimdi de açık kaynak kodlu blog projemiz oldu: Pixelog. Alternatif olmak her zaman güzel bir amaçtır. Aslında oldukça sağlam ve açık kaynak kodlu PHP blog sistemleri var. Ama varolanların eksiklerini,
artılarını görüp faydalanılırsa ve yeterince organize bir çalışma
olursa ortaya hoş bir şey çıkacağından eminim.
Projenin, özellikle
yabancı dil sorunu olanlar veya teknik bilgisi olmayanların çok işine
yarayacağını düşünüyorum. İlginenleri tartışmaya, ve katılmaya davet ediyorum.
Bugünlerde Karablok‘un başını çektiği yeni bir oluşum var: Komünite. Bloglar arasında haberleşme, yardımlaşma, aktiviteler düzenleme gibi belirli odak noktaları olan oluşumun sitesi ise, alışılagelmiş “forum” mantığının dışında bir görüntü çizmesi nedeniyle ilgi çekici.
Her ne kadar blog olayının “magazinsel kısmını yüklenmek” gibi bir misyonla yola çıksalar da blog sahibi olmak isteyenlere/olanlara teknik açıdan da faydalı olabileceklerini düşünüyorum. Blog sahibi iseniz de değilseniz de giriniz, üye olunuz, destekleyiniz.
